Ouagadougou ya giriyordu. Yollar kalabalıklaştı. Binaların boyları uzadı. Pantolonluların sayısı çoğaldı. Hiçbir şey modernleşmenin önünde duramıyordu. İlkellik yakında hepimiz için güzel bir anı olacak. Çok özleyeceğiz onu. Basitlikten tekrar doğacaktık oysa ve o kapıyı da kapatıyoruz. Üstüne de bütün insanlık oturuyor... Elmas tüccarları, köle tacirleri, uyuşturucu pazarlayan hep olacak ama modern hayatın gerektirdiği şekilde. Bütün dünyada tek bir para birimi hüküm surecek. Tek bir dil. Avrupa da yapmak istedikleri bu değil mi zaten? Elli yıl öncesine kadar birbirilerini boğazlayanları aynı dilde konuşturmak! Hiçbir şey değişmeyecek. Sadece eskiden birbirlerine ettikleri küfürleri anlamıyorlardı. Artık son derece iyi anlaşacaklar bu konuda. Ve yine birbirlerinden çaldıkları paranın kendi paralarına göre ne kadar ettiğini hesaplamalarına gerek kalmayacak. Hepsi bu. Gece ile gündüzü değiştiremedikten sonra neye yarar alfabeyi her yerde aynı yapmak?