Fâtıma meryem

Fâtıma meryem
@ftmameryem
İnsta:@kalemigram
öğretmen
istanbul
22 Ağustos
10 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Eşine ve çocuğuna yetişebilen ANNE
Bir gün Efendimiz (asm) kızı Fatıma’ nın evine gelir. Eve girdiğinde görür ki, Hz. Fatıma (ra) oturmuş, beyinin elbisesinin söküğünü dikiyor. Ayağıyla, Hz. Hasan’ın beşiğini sallıyor ve ezberinden Kur’ân-ı Kerim okuyor. Bu haldeyken Efendimiz (asm) içeri girince, Hz. Fatıma: “Buyur babacığım” diye ayağa kalkar. Efendi­miz (asm) “Kalkma kızım, otur otur” diye ısrar eder, ama Hz. Fatıma (ra) ayağa kalkar. Efendimiz (asm) buna rağmen: “Keşke otursaydın” diye ısrar edince, Hz. Fatıma (ra) “Babacığım sen gelirsin de, ben ayağa kalkmaz olur muyum..?” der. Efendimiz (asm) Fatıma’nın otur­masını istemesinin sebebini, şöyle anlatır: “Kızım, Ben kapıdan içeri girdiğim zaman, buranın meleklerle dolu oldu­ğunu gördüm.” “Babacığım, bu kadar melek niçin gelmiş buraya?” “Her birisi, bir başka sebepten gelmiş. Sen elinle kocanın elbisesinin yırtığını dikiyorsun, hizmet ediyorsun, işte meleklerin bir kısmı, senin kocana hizmet edişinden dolayı gelmişler. Bir hanımın gönül rızasıyla kocasına hizmet etmesi, meleklerin tebrik edeceği bir ibadettir. Diğer bir kısmı da; elinle kocanın elbisesini dikerken, ayağınla da oğlunun beşiğini sallıyordun, bir hanımın çocuğuna bakması, isteyerek, severek, şefkatle, sev­giyle hizmet etmesi, meleklerin gelip seyredeceği bir hizmettir. Meleklerin bir kısmı da, oğlun Hasan’ın be­şiğini salladığın için gelmişler. Sen ağzınla da boş durmuyor, Kur’ân-ı Kerim oku­yordun, işte büyük bir kısmı da senin okuduğun Kur’ân-ı Kerim’i dinlemek için gelmişler Sonra şöyle buyurdu; “Kızım hanımlar çok şanslıdır. Eğer niyetlerin düzeltirler, duygularını güzel bir hale getirir ve bu saydığım bu saydığım hizmetleri şuurla, ibadet kastıyla yaparlarsa, onların yaptığı bütün işler ibadet
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Emzirme Dönemi Anneler İçin
İlahi kudretin mutfağında hazırlanan eşsiz bir gıda! Allah cc doğar doğmaz insanı öylesine bir nimetle karşılamaktadır ki bu nimetin sahip olduğu nizam hayret vericidir zira biyolojik olarak taklit edilemeyen tek besin olmasının yanı sıra her annenin sütü kendi bebeğinin gereksinimlerine uygun miktar ve niteliktedir bu, Allah ın mucizesinin anne nezdinde insanlığa apaçık göstergesidir Anne sütünün bir diğer şaşırtıcı özelliği de gece gelen sütün gündüz gelenlerden farklı olması olması ve gece sütünün uyumayı kolaylaştırmasıdır Güzeller güzeli peygamber efendimiz emzirme sebebiyle uykusuz kalan bitap düşen annelerin kalplerine ferahlık verecek şu müjdeyi iletmiştir Gece çocuk onu uykusuz bıraktığında Allah rızası için 70 tane köle azat etmiş gibi sevap kazanır.bu hadisi duyan bir anne nasıl olurda yavrusunu emzirmeyi külfet olarak görebilir yine bedenimize şifa olacak bir hadis ‘Çocuk büyüyüp sütten kesilme zamanı gelince vazifeli melek her iki omuzuna vurarak derki hiç günahın kalmadı ak pak oldun haydi hayata günahsız olarak yeniden başlar.’ Bebek emzirme annenin sevap denizinde yüzmesini vesile olan ne uhrevi bir ibadettir işte bu biz annelere verilen öyle bir armağandır ki tefekkür eden her akıl sahibi Rabbinin sonsuz kudretini anne sütüyle idrak edebilir❤️
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in hanımlarından bahsedince "Annem" diye hitap ederim. Kardeşlerimize de bunu tavsiye etmişimdir. Bir gün Aişe annemizin (radıyallahu anha) anlatıldığı bir sohbette hocamız şöyle demişti: "Benim annemin annem olduğunun belgesi nüfus kimliğimdir, Aişe annemin annem olduğunun belgesi ise Kur'an-ı Kerim'dir." Bu söz o kadar hoşuma gitmişti ki, elimdeki kâğıda yazmıştım. Onlar bizim annelerimizdir.
Ey bu ümmetin anneleri! Sizler de şu asrımızda evladınızın ahlakından, gelişiminden ve diğer olumsuz tavırlarından endişe ederseniz; onu Allah'ın emrine uygun nehirler kadar berrak bir yere bırakın... Bu asrımızda evladımızı hangi nehre bırakalım? Ümmü Mûsa, kendi zamanında evladını Allah'ın rızasına uygun olarak nehre bıraktı. Şu asrımızda nehir bildiğimiz anlamı ile bir nehir değildir. Nehir; Bir Allah dostunun dizinin dibi olur, Nehir; Bir âlimin medresesi olur, Nehir; Allah'ın salih kulları olur, Nehir; Hayırlı topluluklar olur. Yeter ki arayın; evladınızın dünyaya gözlerini açacağı iyi bir hastane aradığınız gibi, okuyacağı okula yakın uygun bir ev aradığınz gibi... Siz yeter ki isteyin, Allah'ın evladınızı gönül rahatlığı ile var ettiği nehirler çoktur. Siz Allah'a teslim ederek evladınızı nehir misali bir medreseye bıraktığınızda; gün gelir evladınız o nehirden sizin elinizi öpmeye bir âlim olarak, belki de bir salih kul olarak geri döner. Hiç ummadığımız gibi dönerse de yine kazanmışızdır. Çünkü biz itaatle emrolunduk, başarılı olamasak da "Niyetlerimiz amellerimize göre" değil mi? Allah ve Rasûlünün emrine uygun şekilde evlat yetiştirmemiz de aynı Hz. Musa (aleyhisselam)'nın annesinin tavrı gibi olur. Allah neyi emrederse evladımız için onu yaparız. Allah'ın emrinde yetiştirilen her bir evlat Musa olmaya adaydır...
Hanımlar bir erkeğin en büyük mahremidir.Yıpratılamaz, arkadaş ortamında dahi ismi zikredilmez. Gerçi bu durumu fenimist aklın sahibi olanlar, kadına değer vermeme olarak anlayabiliyor. Ancak işin aslı onların düşündüğü gibi değil.