İnsanın sonsuz yolculuğu tamamen mantıkta başlayıp mantıkta biter. Vicdan ve aidiyet duygusu insanı var olduğu noktaya ayaklarından çivilemiştir. Hareket edemez insan. Kaçmak, uzaklaşmak, yaşadığı hayatı değiştirmek ve hatta kendisine bile yabancı olmak ister. Teoride mümkün olan bu gerçeklerin uygulama sahasındaki şansı sıfırdır. İnsan burnunun dibinden iki metre uzağa gidemez.
Bir insanı içi, dış dünyası kadar büyük, gizemli ve karanlıktır. İnsanın bireyselleşmesi için ilk basamak, iç âlemin büyüklüğünü keşfetmek, ikincisi gizemlerin sırrını çözmek, üçüncüsü ise bu iki basamaktan elde ettiğin bilgilerle adım adım karanlığı aydınlatmaktır.
İnsanın kendisini tanımadan, bilmeden, bilhassa iç âleminin yapısını kavrayamadan, dış dünyaya ayak uydurması ve sağlıklı olarak bireyselleşmesi imkânsızdır.