Ben bu çağa hâkim olan modernizm anlayışının, insanın ruhuna açtığı koca delikleri anlatmak istiyordum. Kurtuluşun reçetesini yine modernizmin dayattıklarında deği de, İlahi Ölçü’de aramaları gerektiğini uzun uzadıya açıklamayı istiyordum. En çok da cehalet, konformizm, mülkiyetçilik, fakirlik, acizlik, acelecilik, tefrika ve ciddiyetsizlik gibi kavramlardan yola çıkarak manevi psikolojinin önemini anlatmak ve hem ruhun hem de zihnin karanlığa boğulan yanlarını aydınlatmayı hedefliyordum. İnsanın iç sesinden kulağına fısıldanan ve beynin işitme loblarında mantıkla buluşup akla havale edilen pek çok bilginin ego tarafından salgılandığını idrak edemeyen insanoğlu için bu saydığım kavramlar kaçınılmaz olur. Depresyon dediğimiz bu çağın hastalığı da yine bu kavramların mahiyetini unutan insanlık için kaçınılmaz bir sondur.