Her Şey Ben Yaşarken Oldu

7,7/10  (17 Oy) · 
32 okunma  · 
16 beğeni  · 
1.396 gösterim
"Geçmişim, geleceğim içerisinde kazılmış derin bir kuyuydu. Bu kuyudan çıkmam için ancak Yusuf olmam gerekiyordu. Bunu başarabilirsem sonsuzluğu da geçebilirdim. Bu andan sonra da imkânsız olarak addedilen ne varsa hepsini mümkün kılabilirdim. Ancak biraz daha ölmemem gerekiyordu. İşte onun ne sınırı, ne de mümkünâtı vardı."

Hangi deney gerçek aşkı yüreğin hafızasından silebilir ki?

Bir kadın, üç adam… dört ayrı yürek. Serap, Celal, Pars ve Doktor.

Kimi aşk, kimi aşk kisvesi altında intikam, kimiyse akıldışı deneylerin objesi olarak yüreğine yerleştirir Serap'ı. Herkesin bir planı vardır.

Bu romanda iyilerin yüzü kötülüğe, kötülerin yüzü beyaza boyalıdır. Bazıları portakal, bazılarıysa kurumuş kan kokar. Tüm bu intikam planları sadece Serap'ı elde etmek için mi, yoksa Serap sadece bir maşa mı? Peki, Serap bu hikâyenin neresinde?

Celal, aşkı için hayatını tamamen değiştirmiştir; ama bugünü değiştirse de geçmişi ve geçmişin şekillendireceği geleceği değiştirebilir mi? Ayın karanlık ve aydınlık yüzü gibi tek bedende iki ayrı hayat yaşayan Pars, kişisel hesaplaşmalarında Serap'a hangi yüzünü dönecektir? Sevdiği kadını bir türlü elde edemeyen Doktor, sinsi bir yılan gibi kaç hayatın içine akıtacaktır zehrini? Freud mu haklıydı yoksa Jung mu? Peki Gazali bu romanın neresinde?

Mustafa Becit'ten hayatın içinden karakterlerle kurulmuş bir olay örgüsünün aksiyon, intikam, aşk, felsefe ve hatta biraz delilik dolu, bir solukta okuyacağınız çarpıcı anlatımı…Artık, köpüren hayatın sağanaklarında sancıyan bir namluya şakağınızı uzatma vaktidir…
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2015
  • Sayfa Sayısı:
    296
  • ISBN:
    9789751035899
  • Yayınevi:
    Sayfa 6 Yayınları
  • Kitabın Türü:
Şeyma Öztürk 
18 Eki 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Alanında başarılı, birlikte çalışan iki psikiyatrist (Asil ve Pars) gün gelip ciddi manada çatışırsa ve psikiyatri alaninda sahip olduklari engin bilgilerini kötüye kullanmaya kalkarlarsa bu durum diğer insanları nasıl etkiler sence sevgili okur? İşte bu eser oluşturulan sağlam kurgusu ve merak uyandıran anlatımıyla bu sorunun cevabını veriyor bize. Kitabı okumaya başlamadan önce kapak resmi epey dikkatimi çekmişti ve anlamlandıramamıştım açıkçası. Kitabi okuyunca kilit hadiselere vurgu yapan isabetli bir resim yerleştirildiğini düşünmeden edemedim. Yazar, hadiseleri Doktor Asil'in yanı sıra bu çatışmanın kurbanı olan Celal, Serap ve Yusuf'un ağzından bölümler halinde okuyucuya sunuyor. Tekdüze bir anlatım yerine karakterlerin her birine bölümler ayrılmış olması okuyucuda bir yapbozu tamamlama hissi uyandırıyor. Hayatları bir şekilde kesişen bu karakterlerin yaşadıklarını okudukça olayları birbirine bağlayarak bir sonuca ulaşıyorsunuz. Bu da anlatımı daha gizemli kılmış bana kalırsa. Kitap ilerledikçe çizilmesi gereken çok güzel satırlar karşılıyor okuyucuyu. Bunun yanı sıra olaylar anlatılırken Jung, Gazali ve Freud'un fikirlerine sıkça vurgu yapılmış. Psikiyatri alanında da okuyucuya birtakım bilgiler vererek, farklı kapılar açan bir eser. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen bu kadar kaliteli bir eserle karşılaşmak beni mutlu etti. Alanına dair bilgilerini konuşturan yazar; genç yaşına rağmen okuyucuda merak uyandıran, anlatımıyla sayfaların akıp gitmesine sebep olan bir eserle buluşturuyor okuyucuyu. Umarım yakın zamanda yeni bir eserini daha görürüz. En kısa zamanda bu güzel eserle tanışın. Keyifli okumalar. :)