Stratejik amacımız ailenin ortadan kaldırılması değil, kadının kurtuluşu ve cinsiyetler arası eşitliktir. Bu isteklerin sonuçları daha az radikal değildir ama somut ve olumludur.
Aile, kapitalizmin koruması gerektiği ama aslında yok ettiği şeylerin yani özel mülkiyetin ve bireyciliğin kalesidir. Ev kadını- anne bunların bekçisi ve temsilcisidir. Bu durumdaki kadın gerici, tutucu bir güçtür ve ezilmişliğin anlamı da budur.
"Aile varolan en tutucu kavramları cisimleştirir: Geçmişteki idealleri kalıplaştırır ve onları günün beğenileri olarak sunar. Devrimcilerin aileyi ortadan kaldırmak gibi kaba ve umutsuz bir sloganı ortaya atmalarına şaşmamak gerekir: Aile gerçekten de hem ilerlemenin önündeki tek engel, hem de kapitalizm için kuşkusuz gerekli olduğu halde onun bile aşmış olduğu bir geriliği korumanın tek aracı gibi görünür."