fatma nur

O halde sabret, şüphesiz ki(mutlu)son,takvâya eren(Allah’ın emirlerini tutup,günahlardan sakınan)larındır. -Hûd,49
Reklam
Ben daha konağa gelip de Sıtkı‘yı ilk gördüğüm zaman yüreğimde kendisine bir meyil hissettim.Sanki yüreğim bir zamandan beri bir şey ararmış,o da Sıtkıymış da aradığı şeyi o gün bulmuş gibi bir hale girmişti. 
belki de bir türlü yaşamadığımız için bu kadar büyüdü aşk,aslında kısa bir şeydi,zamana yayıldı.
“Gençliğiniz haram olmuş desenize” “İnsan gençliğini aşka vermezse,gençlik neye yarar?” “Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz.” “Kayıp mı?Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?” “Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz.” “İyi ya,boş değildi kucağım.” “Ama yandınız,kül oldunuz.” “Ama vardım,kül bunun kanıtı.”
Sayfa 104
ayrılmak,gidenin,kalanın kucağında bir kucak kor bırakmasıdır,yanar durursunuz kül olana kadar. 
Sayfa 72
Reklam