“Özgürlük” kelimesinin bile tehlike sayıldığı bir dünya düşünün…
1984 bana sadece bir distopya değil, insan zihninin nasıl kontrol altına alınabileceğini gösterdi. Kitapta savaşın gölgesinde yaşayan insanlar; düşünemeyen, sorgulayamayan ve hatta hissetmesine bile izin verilmeyen bireylere dönüşüyor.
En çok etkilendiğim nokta ise cinselliğin ve bireysel hazların bile yasaklanmasıydı. Çünkü sistem, insanın kendine ait en küçük mutluluğunu bile tehdit olarak görüyor. Farklı düşünen insanlar ise düşüncelerini açıklamadan bile suçlu ilan edilip işkenceye maruz kalıyor.
Orwell’in anlattığı şey sadece baskı değil; gerçeğin insanın elinden alınmasıydı.