İktidarın hukuku, kimi zamanlar terazisini iftiracı muhterislerden yana eğmiş. Oysa edebiyatın adaleti acımasızdır. O, haklıyı yüzyılların ötesine taşır; muhterislerin çoktan unutulup gittiği bambaşka çağlarda bile gerçek söz ustalarının adını yaşatır.
Böyledir: gerçek edebiyat mahkûm edilebilir, merhum edilebilir, sürgün edilebilir fakat mağlup edilemez.
Hayat ve ölüm birbirine bağlı iki ip. Ölümler kadar doğumlar da vardı dünyada. Kaybedmişler kadar kazanmak, yeniden yitirdiğini bulmak. Sevmek vardı mesela, şanslıysan sevilmek bile vardı. Yaşamın yalnızca karanlık tarafına ayna tutulursa bu umuda, sevince haksızlık olur. İnsanoğlu ancak kendi düşüncelerini güzelleştirirse yeni bir şansı olduğunun farkına varır.