-İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.
Vav anne karnındaki cenin halimizi temsil eder. Aynı şekilde tasavvufta mütevazı olmayı da temsil eder. Bu yüzden denir ki: “Elif gibi dik ol, vav gibi mütevazı.”
İnsan ne egoist olmalı ne de kendini değersizmiş gibi görmeli. Yeri geldiğinde elif gibi dik, yeri geldiğinde vav gibi mütevazı olmalı.
Bu güç, hastalıkları oluşturabileceği gibi, var olan rahatsızlıkları da ortadan kaldırabilir. Beden, ruhsal hayal gücünün emirlerine itaat etmek zorundadır.”
- İbni Sina -