Serenad Zülfü livaneli' nin okuduğum ilk kitabı oldu. Geç kalınmış bir kitap, keşke daha önceden okusaydım diyorum bundan sonra livanelin tüm eserlerini okuyacağım. Kitap o kadar güzel ki anlatım tarzı bize olayları yansıtma şekli herkesin ilgi duyacağı kitap ve gerçekten ilgi duymuş bir kitap. Akıcı olmasına rağmen ben hemen bitsin istemedim içime sindire sindire okumayı tercih ettim. Konusu geçmiş tarihi ele alan, Osmanlı zamanı tarihinde Olan gelişmeleri öğreniyorsunuz birde Atatürk zamanında olan gelişmeleri ayrı zamanda Atatürk zamanı getirilen bilim adamları hakkındaki tarihi olayları, geçmiş zamanın politika izlemlerini görüyoruz. İnsanların geçmişte ki din ırk ayrımı izledikleri politika çok üzücü olaya el almıştır.Asıl kitap Profesör Maximilian Wagner Amarikadan İstanbul üniversitesine konuk olarak gelmesi ile başlıyor. İstanbul üniversitesi de görevli olan maya Profesöre eşlik eder ve kendini sırların ve olayların ortasında bulur. Gizli bir geçmişi olan Profesörün hayatı git gide ilginç ve merak dolu bir yolculuğa teşvik ediyor bizleri. Profesörün geçmişi acılara dayalı, geçmiş yılların izlediği politikalar profesörün hayatını oldukça etkilemekte. Nadia adlı bir bayana aşık olması ile başlayan hikaye seranad adlı müzik bestelemesi ile adını alan kitap profesörün hikayesini başlatmaktadır. Mutlu sonla bitmesini istediğim ama asıl acı olayla bitmesi :( yıkıldım ben. Daha sonradan proföser memleketine döner. Maya da profesör sınır dışı edilirken elinden aldıkları eşyaları ile birlikte seranadın notasını bulmayı hem Nadia için hem anneannesi için hemde babababanesi kendisi için bir borç bilir. Okurken etkilenmemek elde değil bize birçok tarihi olayı öğreten, kitap okurken hiç bitmesini istemiyeceğiniz bir eser. Keyifli okumalar dilerim.