Furser

Öyle zamanlarım olur ki, beni sessizce bekleyen odama giderken, bu her aksamki yürüyüş beni sıkar, boğar ve ben caddeyi örten kalın kar tabakasının üstüne uzanarak orayı nefesimle eritmek, ta toprağa kadar bir delik açmak isterim.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Reklam
Gerçi ellerim kımıldamakta güçlük çekiyor ve gözlerim yazdıklarımı görmüyor, fakat ne ehemmiyeti var? Artık hakikatin pek yakınındayım. Konacağı dalın etrafında uçan bir kuş gibi başımın üzerinde kanat çırpışlarını duyuyorum.
Sayfa 59·Kitabı okudu
İsteklerime varabilmek için dış dünya ile bağlarımı azaltmak lazım geldiğini seziyordum. Vücudumdaki her yıkılış, kafamda yeni bir parlaklığa yol açıyor.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Ah... Yanmak isteyen kandilleri sebepsiz yere ve birdenbire söndürülen kuvvetin, bu alevi saklayacak kadar güzel yerleri var mıydı acaba?
Sayfa 58·Kitabı okudu
Hiçbir şeyi yoktu. Senin kadar hayata bağlı, bu taş bina kadar sağlam eliyle camekan kubbeyi işaret etti ve şu yıldızlar kadar nurlu ve zarifti. Saadeti aramızda bir alev gibi hissediyor, bu alevden ısınıyor ve aydınlanıyorduk.…..
Sayfa 55·Kitabı okudu