Ben bir Chautauqua soylevcisi degil de bir romanci olsaydim Zen'in, Sanat'in ve hatta belki de Motosiklet Bakiminin "iç anlamlarını açiklayan hareket dolu sahnelerle John, Sylvia ve Chris "karakterlerini gelistirme"ye çalışırdım. Bu tam bir roman olurdu, ama bazı nedenlerle, bunu yapabilecegimi sanmıyorum. Onlar karakter falan değil arkadaşlarım, hem bir kez Sylvia "Nesne olmaktan hoşlanmam!" demişti. Hepimiz birbirimiz hakkında, ayrıntılarına girmek istemediğim pek çok şey biliyoruz. Kötü şeyler değil, fakat Chautauqua ile pek ilgisi yok. Arkadaşlar arasında her zaman olan şeyler.
Aynı zamanda, onlara neden hep ketum ve uzak davranıyormuş gibi göründüğümü Chautauqua'dan anlayabilirsiniz sanırım. Bana, boyuna neyi düşünüp durduğumu açıklamamı isteyen sorular sorsalar, ben de gerçekten kafamdan geçenleri sayıp döküversem, örneğin en ince ayrıntısıyla, önsen "motosikletin sürekliliği" varsayımını tüm Chautauqua yapısına değinmeden anlatsam irkilirler ve bana ne olduğunu merak ederler. Ama ben motosikletin sürekliliğiyle gerçekten ilgileniyorum; onu düşünmeyi, onun hakkında konuşmayı gerçekten istiyorum ve bunun sonucunda, öğle yemeğinde konuşmaya elverişli, alışılmış konulardan uzaklaşma eğilimi gösteriyorum ki bu da bana ketum, uzak bir görünüm veriyor. Bu bir sorun.
Bu, günümüzün sorunu. İnsanların bilgi alanı bugün öylesine geniş ki, hepimiz birer uzman konumundayız; uzmanlık konuları arasındaki açıklık öylesine büyümüş ki bunlar arasında özgürce dolaşmak isteyen biri çevresindekilerle yakınlık kurmaktan neredeyse vazgeçmek zorunda. Öğle yemeğinde ne konuşulacağı bile uzmanlık konusu.