Fuzuli

Ne yazsam yetmeyecek, ne desem geçmeyecek, nasıl dersem diyeyim hiç bitmeyecekmiş gibi... Hani şair demiş ya, "Gece inmiş şehre Sadece şiir merhem olur gönlümün karasına şimdi. Birbirine kırgın duvarlar, insanlar ve gölgeler Şimdi ne yazsam da geçse kalbimin küsü ?" diye, geçmeyecek bir küslük belki de benimkisi... Ve yine şairden bir mısra düşer gönlüme şifa niyetine... "Oturup konuşalım şunu. Bulsun kelimem kelimeni Eğer uyku daha aziz esirlik daha ehven değilse" Bu hayattan ne öğrendiniz derseniz bana, yürümenin, meşguliyetin şifa olduğunu öğrendim. Böyle yitip gitmezsem durduğum yerde kendi kendime yitip gideceğim vesselam...
İnsan ve Duygular
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hikaye ilginç bir hal almaya başladı. Berlin'de başlayan bir aşk hikayesi. Kız Türkiye'ye döner oğlan peşinden gider kızı deli gibi şehirde sokak sokak arar. Bir komiser yardımcı olur. Karşısına dayısı çıkar. Bizi rahatsız etme der. Adam vazgeçmez kızla görüşmek ister. Kız çıkar karşısına neden bizi rahatsız eder. Şu insan hikayeleri ne çok birbirine benzer...
Meşgul ile işgal aynı kökten mi acaba? "Mesguliyetimi bile unutacak bir meşguliyet içinde olduğum demlerdeyim." Cümlesini yazmak istediğimde düştü bu soru zihnime. Cümlede onunla başlamış oldu haliyle... Sahi insan böyle bir meşguliyetin içine neden ve nasıl atarki? "Meşguliyet terapisi" telakkisi ile çıktığım bu yolda her şey birbirine girdi sanki. Ne terapi ne sıkıntı hepsi birbirine girdi. Yarın 13 saat aralıksız ders beni bekler vesselam..
Manisa Günlükleri 6
Aslında önce tarih sıralamadına göre Ulucamiyi anlatmam gerekti ama nasipte Mevlevihane varmış. Tarihleri de birbirine yakın ikisi de Saruhanbeyi İshak Çelebinin yadigarı. Mevlevihane, kitabesinden öğrenildiğine göre; Saruhan Bey’in torunu İshak Çelebi tarafından 1368-1369 yıllarında yaptırılmış. Mevlevihane, İshak Çelebi’nin 1366-1379 yıllarında yaptırdığı Ulu Cami Külliyesi’nin bir bölümünü oluşturmuştur. Bununla beraber Mevlevihane, külliyenin biraz uzağında bulunmaktadır. Aslı kaybolan ve Fâtih Sultan Mehmed döneminde yeniden yazılan İshak Çelebi vakfiyesinde, Saruhan ili beyi İshak Çelebi’nin Manisa’nın en yüksek yerine bir ulucami ve medrese ile camiye eş mevkide, Mevlevîliği Batı Anadolu’da yaymak ve yaşatmak amacıyla bir mevlevîhâne yaptırdığı kaydedilmektedir. Vakfiyede belirtildiğine göre kuruluşunda mevlevîhânede bir şeyh, bir imam ve müezzin, bir nâzır, bir kayyım, bir kâtip, bir mesnevîhan, âyini okuyacak güzel sesli iki hânende görevlendirilecek, yemek işi için bir vekilharç ve bir aşçı görev yapacaktı. Manisa merkez nahiyelerinden Karaoğlanlı köyü ile Akcahavlı, Çatalkilise gibi köyleri ve timarları ile iki hamamın geliri ulucami, medrese ve mevlevîhâneye tahsis edilmiştir. Mevlevîhâne, Saruhanoğulları devrinde olduğu gibi Osmanlı döneminde de faaliyetini devam ettirmiştir. Manisa’nın II. Selim’den itibaren şehzadelerin gönderildiği yegâne sancak merkezi olma geleneği Mevlevîler’ce de benimsenmiş, Konya’daki çelebinin yerine geçecek olan çelebi önce Manisa’ya şeyh tayin edilmiştir. Hem Osmanlıyı yönetecek padişah hem de konya mevlihanesinin başına geçecek kişinin yolu mutlaka Manisa'dan geçmiş ve Manisa uzun süre önemini korumuştur. Velhasılı kelam, Manisa güzel yer vesselam :)
Duygu ve Düşünce
Manisa Günlükleri 4
Daha önce yazmış olduğumuz üç günlükte genel değerlendirmelerde bulunmuştuk. Bundan sonra da nasip olursa mümkün oldukça kronolojik sıraya göre Manisa merkezdeki tarihi yapıların tanıtımına devam edeceğim. 1314 yılında Kale Mescidi, Hacet Mescidi olarak da bilinen bu yapı Manisa'nın fethinden sonra ilk yapılan mabeddir. Fetih sonrasında namazlar burada kılınmıştır. Bu dönemle ilgili bilgi ve belge neredeyse hiç yoktur. Saruhan Bey tarafından yaptırıldığı yanına da bir çeşme yapıldığı bilinmektedir. Ancak uzun süredir sadece yıkıntısı vardı hatta unutulmuştu da. Manisa’da uzun yıllar ‘Hacet Dede Türbesi’ olarak bilinen ve özellikle Hıdrellez günlerinde insanların dileklerini yazıp kâğıt astıkları tarihi mekanın türbe oldupu sanılır olmuştu. Saruhan Bey tarafından Manisa’nın fethinin hemen ardından yaptırılan Fetih Mescidi olduğunun tespit edilmesi ile Şehzadeler Belediyesi tarafından restorasyon çalışmasına başlanan mescitte çalışmalar tamamlandı 26 ekimde tekrar ibadete açıldı. Manisa Kalesi'nin restore edilmesiyle bölge çok daha güzel olacak. Manisa güzel yer vesselam...
Duygu ve Düşünce