Fuzuli

Yol günlükleri 3
Bugün Paris Louvre müzesi gezisi ile başladı. Müze hayallerimdendaha guzeldi. Sanırım bazı şeylerin hayali hakikatinden daha fazla cezbediyor. Sonrasında Şanzelize'de aşağıya sallandim. Hafif Yağmur eşliğinde grand mosque denilen Paris ulu camiine gittim. Fas mimarisi tarzında 1920 lerde inşa edilmiş bir camiimis. Harika bir mimari tarzi var. Sonrasında sen nehri boyunca tekrar geldim ama iyi ıslandıgimi söyleyebilirim. Paris daha bir soğuk geldi baskent olmanin getirdiği bir şey midir bilemedim. Ankara'da hissttigim soğukluk burada da vardı. Aynı yağmur eşliğinde Eyfel kulesine de çıktık. Sonrasında güç bela otele attık kendimizi şimdi ısınmaya çalışıyoruz. Notre Dam kilisesine girmek nasip olmadı gerçi Strazburg kadar dıştan bir ihtişamı gözükmüyordu ama kuyruk da hiç azalmadı.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sen yoksun diye / Her şey yok değil / Ama her şey az.”
Tabip neşter vurma gönül yarama, Kapat üzerini; sar, gizli kalsın. Zahmet edip merhem sürüp arama, İstemem sargını; dur, gizli kalsın. Beni bu hallere koyanı sorma, Yaramın üstünde durup da yorma, Yırtıp perdeleri yüzüne vurma, Bir ömür boyunca sır gizli kalsın
Yol gunlukleri 2
Bugün yol Strazburg ve colmar kentleri idi. Avrupa'nın doğası gerçekten harika. Nüfus baskısı da olmayınca şehir cok iyi korunmuş bizim Eskişehir odunkapi evleri gibi evler var. Ve nehir her şeyi değiştiriyor. Özellikle Strazburg daki noterdam kilisesi gerçekten çok azametli arka tarafındaki rohan saraylari da sokaklar da çok güzel gözüküyor. Colmar daha küçük bir yer 70 bin nüfusu var ama. Küçük Venedik olarak isimlendiriliyor. Kanolarla seyahat mümkün. Tarihi bölge özellikle çok güzel ama bir iki kent gezdikten sonra hepsi birbirinin fotokpisi gibi gelmeye başlıyor
Yol günlükleri 1
Münih ve Stuttgart Bugün rahipler şehri olarak bilinen Munih'de idik. Düz bir şehir. Tarihi.bolge çok iyi korunmuş. Almanya 16 eyaletmis. Bu eyaletlerden biri olan Bavyera eyaletinin başkenti durumunda. Özellikle kendin meydanı olan meydanda bel diye mesclis binasini izlemeknkeyifli. Kentin kalbi de orada atıyor denebilir. Çok büyük kiliseler var belki onlara katedral de debebilir. 2 Ludwing in sarayi ise ayrı bir güzel. Opera binası da görülesi yerlerden. Oradan sonra Stuttgart a gectik sadefe yemek için uğradık desek belki daha doğru olabilir. Ugradigimiz yer tam bir Türk mahallesi olmuş işletmelerin tamamı turkxe levha ile dolu. Tatlar bizden hatta aynısı köfte ekmek sucuk ekmek hamsi ekmek kokoreç her şey mümkün. Yurtdışında en büyük sorun genelde yemek meselesi oluyor. Stuttgart daha çok bir sanayi şehri. Munihte BMV var burada ise AuDi ve Porshe ayrıca bu kendin anlamı da kisraklar ülkesi anlamına geliyormuş. Geçmişte de en iyi atlar burada yetiştirilir ordunun hizmetine sunulurmuş şimdi de araçlarla bu gelenek devam ediyor diyorlar.