“ Dünyayı unutun, ” diye uyardı bizi. “ Başarılarınızı, başarısızlıklarınızı unutun. Hedeflerinizi bir tarafa bırakın! Vaktinizi hikmetli kullanın yeter, her an gemiyi kaçırabilirsiniz, Nuh’ un gemisinin kapılarının kapanacağı saat gelip çatabilir. Sizin derdiniz şehid olmak, Allah’ ın birliğinin şahidi olmak olmalı. ”
Bir Sufî Üstad’ın güzel ifadesiyle, ne ‘bir şeye ihtiyacım var’ deyin, ne de ‘hiçbir şeye ihtiyacım yok,’ deyin; ‘Allah’ deyin, işte o zaman harikuladelikler göreceksiniz.
İnsanların nasıl mürid olacağını en iyi Allah bilir, unutma. Adem Aleyhisselam’ın yeryüzüne halife olarak yaratılmasına şahit olan meleklerin bu işin hikmetini anlamadıklarını nasıl itiraf ettiklerini hatırla. Adem Aleyhisselam’ın soyundan geleceklerin yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökeceklerini biliyorlardı -ama Rabbimiz onlara, ‘Ben sizin bilmediğinizi bilirim’ deyince, onlar da uyandılar ve şöyle dediler:
“Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ-Rabbimiz, Seni her türlü kusur ve noksanlıktan tenzih ederiz; muhakkak biz Senin bildirdiğinden başkasını bilmeyiz.” (Bakara: 32’den)