İnsan bir rüya görürken, hatta rüyanın ortasında bile rüya görmekte olduğunun farkına varabilir ve eğer bir kâbussa, bunun sadece rüya olduğunu düşünerek kendini rahatlatabilir. Hepimiz bu tür bir deneyimi mutlaka yaşamışızdır.
Sayfa 77 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Dil, böyle gelişiyordu. Sahip olduğumuz birkaç ses aracılığıyla ancak o seslerin az bir şey ötesine geçebilecek kadar düşünce üretebiliyorduk. Sonra o yeni düşünceyi ifade edebilecek yeni seslere ihtiyaç duyduğumuz ortaya çıkıyordu. Yine de bazen sahip olduğumuz seslerin hayli ötesine geçebilecek düşünceler üretiyor, bazı soyutlamalar yapmayı başarıyor (itiraf edeyim belirsiz soyutlamalardı bunlar), ama bu sefer de Halk'ın diğer üyelerine aktarmakta düpedüz başarısız oluyorduk. Netice itibariyle o zamanlar dil, hızlı bir gelişme kaydetmiyordu.
Sayfa 24 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Korkunun egemenliğinde yaşamamıza karşın Halk olarak çok gülerdik. Bir mizah anlayışımız vardı. Cümbüşümüz muazzamdı. Dizginlenmesi mümkün değildi. Yarım kalması söz konusu değildi.
Sayfa 42 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Evlilik henüz çok ilkel bir aşamadaydı ve çiftler sıklıkla kavga edip ayrılıyorlardı. Modern insan da boşanma kurumu aracılığıyla aynı şeyi yasaya uygun olarak yapar.
Sayfa 43 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Anahtar evrimdi. Açıklamayı evrim yaptı; modern ve normal bir organ olmakla beraber, insanlığın kaba başlangıcına denk düşecek kadar uzak bir geçmişi hatırlayan bu atacı beynimin oyunlarını aklıselime evrim kavuşturdu.
Çünkü benim haberdar olduğum bu geçmişte, bugün bildiğimize benzer insanlar yaşamıyordu. Ben, insanın bugünkü haline geliş sürecinde var olmuş ve yaşamış olmalıyım.
Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu