Bazen birden, hiç beklenmedik bir zamanda zihne çarpıvermiş hakikatler vardır ki senelerden beri damla damla, çeşitli zamanlarda döküle döküle birikmiş izlerin; küçük küçük, başlı başlarına manasız nişanelerin birdenbire doğuveren neticesidir.
Onda bir hastalık vardı, her şeyde hatta yoksullukta, fuhuşta bile bir süs, bir zarafet olmasını isterdi. Temelde çirkin olan bu şeylerin hiç olmazsa aldatıcı gösterileri olması lazım geleceğine inanırdı.
"Karıkoca arasına böyle bir sevgi arası girince bir daha iyi bir geçim, mümkün değil kurulamaz. Kadın ölünceye kadar boşa çıkan hayatına ağlar ya da gözyaşları deva olmazsa başka bir yerde eğlence aramak ister. Erkek de hep kendi hareketine karısını sebep göstermeye çalışarak bunu sonuna kadar sürdürecektir."