Fatma Zehra Postallı

Fatma Zehra Postallı
Kfl17', İtü Bilgisayar Mühendisliği 17-23', Önlisans ilahiyat 25-~
Ona Emin Muhammed denirdi halk arasında. Mekke'de ondan daha güvenilir kişi yoktu. O sıralar kırk yaşlarında bulunuyordu. O vakte kadar En ufak bir yalanı görülmemiş ve duyulmamıştı. Dürüstlüğüne ve doğruluğuna bütün Mekke şahitti. İnsanlar en yakın akrabalarına bile güvenmezken, ona kayıtsız şartsız güvenirlerdi.
Sayfa 29
Reklam
Allah resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, her sahabenin eline birer kitap-defter vermedi. Bunlardan ziyade, sohbete ve kalbi beraberliğe ehemmiyet verdi. Ashab-ı Kiram da manevi hallerini doğrudan doğruya efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin sadır aleminden aldılar. Manevi in'ikas ve insibağ neticesinde, gönülleri ruhaniyet-i Resulullah ile doldu. Zira huşu içinde icra edilen sohbetlerde, söz ve bilginin beraberinde, Gönüllülerden gönüllere birer enerji transferi, yani feyz ve ruhaniyet akışı da vaki olmaktadır
Aşırı tüketim, lüks ve israf, sahabe toplumunun tanımadığı bir hayat tarzıydı. Kifayet miktarı bir rızıkla geçinip ihtiyaç fazlasını infak etmek, kimseye muhtaç olmamak için çalışıp mazlumların ve muzdariplerin hizmetine koşmak, Mümin gönüllerde büyük bir zevk ve lezzet halindeydi.
Muhabbet ve edep olmadan manen seviye kat edebilmek mümkün değildir. Aksi halde ibadet, muamelat ve ahlaktan geriye, kuru bir dava ve faydasız bir yorgunluk kalır. Ne imanın, ne ibadetlerin, ne de hizmetlerin tadına varılabilir.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, ashabını en çok "sohbet" ile yetiştirmiştir. Zira sohbet, yüz yüze ve sadır sadıra gerçekleşen bir eğitimdir. Bu eğitimde efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in söz, fiil ve takrirlerinin yanı sıra bir de, güzel yüzü ile birlikte dışına yansıyan, hissedilen fakat sözle ifade edilemeyen "hal"lerinin de mühim bir tesiri vardır.
Sayfa 7 - Erkam yayınları
Reklam