Kendilerine ve çevrelerine uyum sağlamış ana babaların çocukları kendilerine sağlanan destek ve önderlik sayesinde giderek benliklerini geliştirir, bütünleştirir ve özerk varlıklar olarak yetişkin yaşama ulaşırlar. Kendi yetersizlikleri nedeniyle reddedici ya da aşırı koruyucu tutumlar gösteren ana babaların çocukları ise kendilerine ayrı bir varlık olarak değer verilmediğinden kişiliklerini bütünleştiremezler. Yetişkinliğe ulaştıklarında da çocukken doyurulmamış ihtiyaçlarını diğer insanlardan karşılayabilmek için umutsuzca çabalarlar
Bebek, görünürde sevecen de olsa annesinin kendisine karşı tutumunun içten ya da zorlama olduğunu kolayca algılar. Sezgin yoluyla olan bu algılama yetişkinlerdeki gibi bilinçli bir olgu değildir. Aslında çocuklar sezgileri aracılığıyla çevrelerinde ona gelen her şeyi fark ederler Ama özellikle kendilerine acı veren durumları derhal bilinç altına iterler. Sezgin yoluyla algılama yetişkinlerde de vardır ama çoğu insan da bu, düşünce ve duygular tarafından örtülür
Bebekte temel güven duygusunun oluşumunu engelleyen en önemli etmenlerden biri de kaygılı annedir. Kaygılı anne aslında yetişkin Yaşamının sorumluluklarını üstlenebilecek güce yeterince sahip olmayan biridir. Anneliğe de gereğince hazır değildir çoğu kez kendi annesi de kaygılı biridir. Çünkü kaygı bulaşıcı bir duygudur. Aramızdan biri paniğe kapıldığında kısa bir süre içinde olsa benzer bir duyguyu biz de yaşarız. Bebek de tek Güven kaynağı olan annenin kaygısını kolayca kendi varoluşunun bir parçası durumuna getirir. Ileride sürekli tedirgin ve kolayca telaşa kapılan Bir yetişkin olmak üzere