Kadın sevilmeye gerçek anlamda layık olduğunu fark ettiğinde erkeğin de ona vermesi için kapıyı aralamaktadır. Öte yandan daha fazlasına layık olduğunu anlaması, bir evliliğin içinde on yıl aşırı verdikten sonra gerçekleşmekte ve bu aşamada o artık kapıyı tamamen kapatıp erkeğe hiç şans tanımamayı düşünmeye başlamaktadır. Belki de şu duygulara kapılabilir: "Ben sana hep verdim ama sen bana ilgi göstermedin. Şansını kullandın. Ben daha iyisine layığım. Çok bitkinim ve artık verecek hiçbir şeyim kalmadı. Bundan böyle bana acı çektirmene izin vermeyeceğim."
Bu durumlarda kadınları daha iyi bir ilişkiye sahip olmaları için daha fazla vermeleri gerekmediğine ikna etmek zorunda kalmışımdır. Aksine, daha az verecek olurlarsa, eşleri onlara daha fazlasını verecektir.
Ancak en önemlisi, kadının eşine öfkelenmeden ne kadar verebileceği konusunda sınırlar koyması gerektiğini anlamasıdır. Kocasının da eşit şekilde verici olmasını beklemek yerine, kendi vericiliğini bu eşitliği sağlayacak biçimde ayarlaması gerekir
Bir ilişkinin başında kadın erkeğe, beni mutlu edecek olan sen olabilirsin, anlamında kısa bir bakış fırlatır. Ne yazık ki, bir kez ilişki kurulduktan ve sorunlar çıkmaya başladıktan sonra, kadın bu mesajın erkek için hala ne kadar önem taşıdığını unutup göndermekten vazgeçer.