Ç𝙞𝙡𝙚 𝙀ş𝙞ğ𝙞𝙣𝙙𝙚 𝘽𝙞𝙧 𝘿𝙖ğ
(𝙈𝙪𝙝𝙖𝙢𝙢𝙚𝙙 𝘼𝙩𝙖𝙡𝙖𝙮) İnsanın dünya sürgünü üç fasıldan ibarettir: Çocukluk, gençlik ve yaşlılık... Nihayetinde herkes Yaradan’a, yani asıl ait olduğu mutlak merkeze döner. Mesele, bu üç faslın takvimini nasıl doldurduğundur. Bir erkek çocuk, evlenip baba olana kadar hayatın hamlığından geçer; o yollar zorluk ve meşakkattir. Fakat baba olmak, o çile eşiğinden atlamaktır. O eşikten sonra adam; gecenin ayazına, çölün sıcağına bakmadan, bıkmadan ve usanmadan rızık peşinde koşar. İşte 'baba', o rızkı hem ekmek hem de bir şeref bilip evladına taşıyandır. Hayatın ağır yükünü omuzlarında sarsılmaz bir kale, dik bir dağ gibi taşıyan; geceyi gündüze rehin veren o büyük adama bir vefa borcum var: Ona sadece dünyalık bir mirasçı değil, ötelerde de alnını ak edecek 'Salih bir evlat' olabilmek... Babalar Günün kutlu olsun, mekânın ebedî cennet olsun inşallah. Bu mukaddes yükü taşıyan tüm babaların gününü kutlar, hürmetle ellerinden öperim.
B.G.K.O Çobanspor
Eskiden büyüklerin yanında çocuk sevilmezmiş.Sevmek ayıp sayılmazmış belki ama göstermek eksiklik gibi görülürmüş. Erkekler duygularını saklar, kadınlar sevgilerini sessizce taşır, çocuklar ise kendilerine uzanacak bir elin gölgesinde büyürmüş. Ben biraz o zamanların çocuğu oldum. Bana hiç sevgi vermedin diyemem. Aksine, senin sevgini hep hissettim. Başımı okşayan bir elden çok, sırtımda duran görünmez bir dağ gibiydi sevgin. Varlığını biliyordum ama dokunamıyordum. Beni ne kadar istediğini, dünyaya gelmem için ne kadar dua ettiğini, benim için ne kadar emek verdiğini büyüdükçe daha iyi anladım. Şimdi düşünüyorum da, belki beni sarılamadığın kadar sevdin. Belki bana söyleyemediğin her güzel sözü içinde taşıdın. O yük seni de yordu biliyorum. Keşke zamanın yönünü değiştirebilsek baba. Keşke yıllar geriye doğru akabilse. O eski günlerden birine gidip küçük ellerimi avucunun içine bırakabilsem. Markete giderken elimi tutabilirdin mesela. Bir çikolata seçmem için önümde bekleyebilirdin. Yol boyunca anlamsız şeylerden konuşurduk. Belki bugün hatırlamayacağım kadar sıradan bir gün olurdu ama insan büyüdüğünde anlıyor; özlenen şeyler büyük anılar değilmiş, küçük mutluluklarmış. Şimdi dönüp baktığımda en çok onları özlüyorum. Çocukken o hastane odasında bana verdiğin kan dolaşıyor damarlarımda. Belki de bu yüzden kendime baktığımda seni görüyorum. İnsanlara çabuk inanışım sende var. Sevilmediğim yerlerde kalmak için gösterdiğim o anlamsız direnç sende var. Kırıldığım zaman içime çöken o sessizlik, o inat, o vazgeçmeyiş sende var. Beni ben yapan ne varsa, dönüp dolaşıp sana çıkıyor yolu. Ve biliyorum ki ben aynaya baktığımda sende kendimi gördüğüm gibi, sen de bana baktığında biraz kendini görüyorsun. Belki bu yüzden birbirimize bu kadar benziyoruz, belki bu yüzden
Reklam
1 saat sohbet
K.G. Hoca Hazretleri soruları kabul ediyor. Fazla zor olmasın. Fizik Kimya nanay.
𝙰𝚕𝚕𝚊𝚑 𝚎𝚛𝚝𝚎𝚕𝚎𝚍𝚒𝚔ç𝚎 𝚐ü𝚣𝚎𝚕𝚕𝚎ş𝚝𝚒𝚛𝚒𝚛 𝚐ü𝚣𝚎𝚕𝚕𝚎ş𝚝𝚒𝚛𝚍𝚒𝚔ç𝚎 𝚔𝚞𝚕𝚞𝚗 𝚔𝚊𝚕𝚋𝚒𝚗𝚎 𝚢𝚊𝚔ェş𝚝ェ𝚛ェ𝚛.. 𝚂𝚎𝚗𝚒𝚗 𝚘𝚕𝚊𝚗 𝚑𝚎𝚛 ş𝚎𝚢 𝚔𝚊𝚍𝚎𝚛𝚒𝚗𝚎 𝚗𝚊𝚜𝚒𝚙 𝚘𝚕𝚊𝚌𝚊𝚔.. 𝙺𝚎𝚗𝚍𝚒𝚗𝚒 𝚗𝚊𝚜𝚒𝚙𝚜𝚒𝚣 𝚔ェ𝚜𝚖𝚎𝚝𝚜𝚒𝚣 𝚣𝚊𝚗𝚗𝚎𝚝𝚖𝚎.. 𝙰𝚕𝚕𝚊𝚑 𝚋𝚊𝚣𝚎𝚗 𝚍𝚎 𝚟𝚎𝚛𝚖𝚎𝚢𝚎𝚛𝚎𝚔 𝚔𝚘𝚛𝚞𝚛.. 𝙰𝚖𝚊 𝚗𝚎 𝚍𝚎𝚖𝚒ş𝚕𝚎𝚛: "𝚐ö𝚔𝚔𝚞ş𝚊ğェ𝚗ェ 𝚐ö𝚛𝚖𝚎𝚔 𝚒𝚜𝚝𝚒𝚢𝚘𝚛𝚜𝚊𝚗 𝚢𝚊ğ𝚖𝚞𝚛𝚊 𝚔𝚊𝚝𝚕𝚊𝚗𝚊𝚌𝚊𝚔𝚜ェ𝚗.. 𝙷𝚎𝚛 ş𝚎𝚢 𝚖ü𝚔𝚎𝚖𝚖𝚎𝚕 𝚘𝚕𝚜𝚊𝚢𝚍ェ 𝚑𝚒ç𝚋𝚒𝚛 ş𝚎𝚢𝚒𝚗 𝚍𝚎ğ𝚎𝚛𝚒𝚗𝚒 𝚋𝚒𝚕𝚖𝚎𝚣𝚍𝚒𝚔.."✨🌻 🄷🄰🅈🄸🅁🄻🄸 geceler .❥❥❁❁
Duygu ve Düşünce
Bilen bilir, gözyaşı rahmettir...
G(öz)yaşı..
Reklam
Reklam