Nefsini sürekli muhasebe altında tuttuğu için "el-Muhasibi" lakabını alan
Hâris el-Muhâsibi "Risâletü'l Müstersidin" isimli eserinde kalbin fesadının ve dünyaya meyletmesinin asıl nedeninin nefis muhasebesini terk etmek olduğunu ifade eder.
Peygamber ﷺ, in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Sizden biriniz aceleci davranmadığı ve 'Dua ettim, fakat duama icabet edilmedi.' demediği sürece duasına icabet edilir." [Buhâri, Daavât 22; Müslim, Zikr 90-91.]
لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تَأْخُدَ أُمَّتِي بِأَخْذِ الْقُرُونِ قَبْلَهَا، شِبْرًا بِشِبْرِ، وَذِرَاعًا بِذِرَاعِ.
"Bénim ümmetim, kendilerinden önceki ümmetlerin yolunu karış karış, arşın arşın alıp takip etmedikçe kıyamet kopmaz. Sahâbiler tarafından:
Ya Rasûlâllâh! (Yollarına gidilen) Farisiler ve Rûmlar gibi milletler mıdır?' diye soruldu, Rasûlüllâh :
وَمَن النَّاسُ إِلا أولَئِكَ؟
'Onlardan başka insanlardan kim var?' demiştir." Buhâri rivayet
etmiştir.
Ebû Sa'îd'den gelen rivayet ise şöyledir:
'"Ya Rasûlüllâh, Onlar Yahudi ve Hiristiyanlar mıdır?' dedik. O da:
'Onlardan başka kim olacak?' dedi." Buhâri ve Müslim rivayet etmiştir.