Günay Çörtük

Günay Çörtük
Ars Longa Vita Brevis
Türkiye'de öğretmen en önemli meseledir. Bu öğretmenlerimizi ıslah etmezsek, ellerinden tutmazsak, yeni nesillerini olsun kurtaramazsak, yaşam kalitelerini yükseltmezsek, niteliklerini desteklemezsek, onları fakirlikten çıkaramazsak, gelecek nesillerin hayatı düzelmez. Yoksa bizleri bekleyen hüsrandır.
Sayfa 159
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ben bir yerin nasıl olduğunu öğrenmek için, küçük insanın nelerle mutlu olduğuna, şehirden ne kadar istifade edebildiğine bakarım. Çünkü burjuvazi yolunu her yerde bulur ama küçük insan bulamaz. Burjuvazi her yerde mutlu olabilir, küçük insan olamaz.
Sayfa 156
kurtuluş
Hasret toz gibi Önce çayımıza karışıyor sonra kanımıza Yalnızlık köz gibi Önce bizi kastediyor sonra canımıza İnsan aymaz aylak gibi Biraya alışıyor karanlıkta Bir aya kalmaz göçeriz Kurtulur insanlık da...
Sayfa 109
İçinde biraz ben
Her şey yerli yerinde Her şey ayrı yazılıyor Ne güzelmiş kafası bu repliklerin İğnelerin İpliklerin Senin elbiselerin yine senin Kar senin Yosun senin Hepsinin içinde biraz ben olayım Daha da bir şey istemem Garip bir zanaattir tüyden hafif olmak Üçten asal Merdiven altı yasal Senin taraçaların yine senin Başak senin Kuş senin Bir fırtına kopuyor içinde öğlen esen meltemin Fırtına gizlenmiş rüzgâr içine Dünya işine Darılmadım darlandım Cumhuriyet senin cumhuriyetin Özerklik yine senin Bir gün hemfikir olacağız ve cehennem donacak bence Haklısın diyeceksin gözlerimin içine bakıp Afrika donacak İstersen Afrika'yı da
Sayfa 86
Alavere
Yine o günlerden biriydi Oturmuş iki sevgili Boşa kürek çekiyorduk acelemiz var gibi Alaca karanlık, verece nihilist bir önyargı Ve galiba ufak bir dozda kara sevda çıkmıştı ceplerimizden Hayat diyorduk Ne kadar alıngan oluyor Biraz mizah ve başkaldırı yakalarsa düşlerimizde O günlerden biriydi Makyavel bir aşkın akşamüstü çarpıklığında Çarşaflarımız kızarmış ekmek ve tütün kokuyordu Biz hızla yol alıyorduk durmadan Yol bizi katiyen almıyordu O günlerden biriydi Cuma Saat On Dört Aylardan Nisan Gittin sen ve ben anladım ki Vardığı yerde değil, durduğu yerde yaşlanıyor insan İnsaf Hele ki senin elindeyse; Yaramaz bir çocuğun, Oynarken bozduğu alete dönüyor yaşanmışlıklarım...
Sayfa 75