Zekâ, anlama yetisidir. Kuşkusuz ama neyi anlama? Bir motorun işleyişini mi yoksa dünyanın güzelliğini mi? Akışkanlar mekaniğini mi yoksa karşınızdaki insanın duygularını mı? Bir matematik problemini çözmek, hangi bakımdan bir şiir yazmaktan üstündür ya da bir satranç şampiyonu olmak, hangi bakımdan renkleri ahenkle harmanlamaktan veya bir kemanı harikulade çalmaktan daha üstün bir zekâ göstergesidir?
Her yolculuk bizi biraz değiştirir. Dünyaya farklı gözlerle bakmaya sevk eder. Kendi içine kapanmaya, dışlamaya, yabancıdan korkmaya ya da nefret etmeye karşı bir devadır. Her yolculuk, tıpkı uçuş boyunca kesintisiz çığlıklarıyla birbirlerine destek olan göçmen kuşlar gibi dayanışmacı olmayı öğretir. Bir yolculuktan asla aynı dönmeyiz: Orada bir parçamızı bırakır, buraya pek çok şey getiririz.