Gaf Ebesi

Gaf Ebesi
@gafebesi
Çocukluğunuz ile konuşmak ister misiniz?
9/10
·272 syf.·
2026 64. kitabı
İnsanın kendi çocukluğuna yaptığı yolculuğu, çocukluk haliyle konuşmasını ve çocukluğun gerçekten geride kalıp kalmadığını sorgulatan, insanın kendi geçmişiyle yüzleşmesini farklı bir kurgu üzerinden anlatan etkileyici bir kitap. Kısaca diyebiliriz ki çocukluğuna geri dönüp kendini anlamaya çalışan bir adamın hikayesi. Kitapta, psikoz yaşayan Vidar’ın deliliğe sürüklenişi etkileyici ve özgün bir kurgu ile anlatılıyor. Öğretmen olan Vidar, bir sebeple açığa alındıktan sonra evinin bodrum katında, çocukluğunun geçtiği yazlık evden kalan eşyaları karıştırırken eski bir telefon rehberi buluyor ve listedeki numaraları aramaya başlıyor. Aradığında ise karşısına kendisi, annesi, babası ve ablası çıkıyor. Tarih hep aynı: 17 Haziran 1986. Bana kalırsa, psikoz ile deliliğe sürüklenme var kitapta. Yazar bunu açık açık söylemesede okuyucunun bunu keşfetmesine bırakmış. Peki o gün ne oldu da Vidar her aradığında aynı güne bağlanıyor? Yazar geçmiş, hafıza, aile ilişkileri ve insanın kendisiyle hesaplaşması üzerine, sürükleyici kurgusu ve akıcı diliyle merak duygusunu canlı tutuyor. Sadece finali beni pek tatmin etmedi, bu bu kadar sürekleyici ilerleyip sonu sönük kaldı, daha iyi bitebilirdi. Yazarın Malma İstasyonu kitabını daha önce okumuştum. Bu kitabını daha çok beğendim. Puanım 9/10. Son olarak bence kitapta biraz Gece Yarısı Kütüphanesi esintileri var. Fantastik bir zaman yolculuğu kısmını özellikle çok benzettim.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026695 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·112 syf.·
2026 61. kitabı
Romanya’nın köylerinde 1900’lü yılların başında geçen kitap, köylülerin yoksulluğunu, açlığını, çaresizliğini ve maruz kaldıkları sosyal adaletsizlikleri anlatıyor. Yazar sömürüyü ve yokluğu, son derece sert ve gerçekçi bir biçimde okuyucuya aktarıyor. Kitabı okurken insan o açlığı ve çaresizliği gerçekten hissediyor. Üstelik bütün bunlar bir çocuğun gözünden anlatılıyor. Bence kitabın en etkileyici taraflarından biri de bu olmuş. Dili çok akıcıydı, hiç sıkmadan ilerledi. Kitapta yer yer Türk egemenliği, Türklerden kaçan köylülerimiz gibi tarihsel göndermeler de geçiyor. Bunlar bugünün bakışıyla oldukça genelleyici ve tartışmalı sözcükler. O dönemin Balkan hafızası ve anlatım diliyle ilgili. Kitabın ana odağı ise bir millet değil, köylülerin yaşadığı sınıfsal sömürü ve adaletsizlik. Yazar kitabı Fransızca yazmış ama içinde Romence kelimeler ve yöresel türkü parçaları da var. Yazarın kendi hayatından izler taşıdığını düşündüğüm kitabın finalinde fakir ve aç köylülerin zengin toprak ağalarına 1907 yılında yapılan başkaldırısı var. (1907 Romanya Köylü İsyanı olarak tarihte geçer.) Yazar kitabını, bu başkaldırıda zalimce öldürülen Romen halkına adamış. Bu kitabı, Romen Hükûmeti tarafından Üç Köylerde; Stanilesti, Bilesti, Hodivoaia'da 1907 Mart'ında top mermileriyle işlenen ve cezasız kalan cinayetlerde katledilen onbirbin Romene, Romen halkına ithaf ediyorum.
Baragan'ın DikenleriPanait Istrati · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,944 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2026 59. kitabı
David Eagleman’ın dili çok sürükleyici. Ağır bilimsel kavramları bile hikaye anlatır gibi veriyor. O yüzden bilim kitabı olmasına rağmen roman gibi okunuyor. Özellikle bilinç, özgür irade ve karar verme bölümleri insanın kendine bakışını değiştiriyor. Okudukça beynimizin gerçekliği nasıl şekillendirdiğini, kararlarımızı ne kadarının bilinçdışı olduğunu sorgulamaya başlıyorsunuz. Aslında düşündüğümüz kadar bilinçli değiliz. Beynimiz biz fark etmeden sürekli kararlar alıyor, anıları değiştiriyor, gerçekliği yeniden kuruyor. Bu biraz ürkütücü. Hem öğretici hem de şaşırtıcı bir kitap. Okunur.
BeyinDavid Eagleman · Domingo Yayınevi · 20167,1bin okunma
9/10
·105 syf.·
2026 60. kitabı
Günler Aylar Yıllar insanın sessiz direncini anlatan, sade ama çok derin bir roman. Yoksulluğu, açlığı, yalnızlığı dramatikleştirmeden günlük hayatın doğal akışı içinde veriyor. Bu yüzden etkisi daha ağır oluyor. İnsanın doğa karşısındaki çaresizliği kadar, vazgeçmeyen yönü de hissediliyor. Dili çok akıcı. Sade dilinin altında sürekli bir gerilim var, okuyucuyu sürüklüyor. Bana yer yer Yaşlı Adam ve Deniz hissi verdi özellikle insanın kaybetse bile yaşamaya devam etme gücü açısından. Bir de kitapta beni etkileyen şeylerden biri insan ile doğa arasında romantik bir uyum yok. Doğa güzel ama acımasız da. Aç bırakıyor, kurutuyor, yaşlandırıyor. Buna rağmen insanlar toprağa tutunmaya devam ediyor. Karakterler büyük umutlarla yaşamıyor sadece devam ediyorlar. Ve bazen en büyük direnç tam da bu oluyor. Kitabın en etkileyici yanı ise duyguyu bağırmadan, sessizce hissettirmesi. 2,5 saatte bitirdim, sürekleyici anlatımından ötürü başlayınca hemen bitirmek istiyorsunuz. Kesinlikle okunur. Puanım 9.
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
10/10
·256 syf.·
2026 53. kitabı
Çöl Çiçeği, Waris Dirie’nin kendi hayatını anlattığı sarsılarak okunan otobiyografi kitabı. Tanıdığım en güçlü insanlardan biri olabilir. Okudugum en etkileyici hayat hikayesi. Hayatı adeta aslanın ağzından almış. Somali çöllerinde göçebe bir yaşamdan, dünyayı neredeyse hiç tanımadan büyüyen bir çocuk… 13 yaşında, kendisinden onlarca yaş büyük bir adamla evlendirilmemek için kaçışı ve günler süren o zorlu yolculuk… Ardından kendi hayatını sıfırdan kurma mücadelesi. Londra’dan başlayıp dünyaya açılan hayatı. Ve hayata adapte olmada inanılmaz başarısı. Afrika’da hala süren kadın sünnetine karşı verdiği mücadeleyle bugün hala sesini duyuran, Birleşmiş Milletler ile çalışan bir model ve aktivist. Bu kitap bir hayat hikayesi değil; direnişin, cesaretin ve yeniden doğuşun hikayesi. Okuduktan sonra “hayatım çok zordu” demek gerçekten zorlaşıyor. Her kadının mutlaka okuması gereken bir kitap. Derest Flower adında filmi de var en yakın zamanda izleyeceğim. Kesinlikle okunur. Puanım: 10/10.
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma