9/10
·122 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 18:12
"Belki de zaman içinde ya benim tarafımdan ya da başkaları tarafından benzer bir aletin yardımıyla daha mükemmel şeyler keşfedilecektir ... " (s. 36) Bu alıntıyı okuduğum tarihlerde NASA, Artemis 2 projesiyle Ay'a tekrardan gitmiş ve Ay'ın etrafında tam bir tur atarak Ay'ın karanlık yüzeyinden fotoğraflar da dahil olmak üzere birçok yeni fotoğraflar yayınlaşmıştı. Güzel bir rast geliş... Galileo'nun da dediği gibi o zamandan bu zamana mükemmel gelişmeler oldu. Uzay gözlemi basit denizci dürbünleriyle başladı, daha sonrasında Galileo ve ardıllarının sayesinde bu dürbünler geliştirilerek teleskop haline dönüştüler. Şu an ise insanlık "basit teleskoplar" yerine uzay teleskopları kullanır oldu. 2021'de insanlığın en gelişmiş teleskopu olan James Webb Uzay Teleskopu uzaya gönderildi. Misyonlarının arasında evrenin 13,5 milyar yıl önceki ilk yıldız ve galaksilerin oluşumunu, Güneş Sistemimizin oluşumunu incelemek gibi Galileo döneminin insanlarının hayal dahi edemeyeceği görevler var. Peki Galileo ve onun gibi bilim insanlarının basit aletlerle yaptıkları araştırmalar, bizim yaptıklarımızla kıyaslandığında, onların değerinden bir şey kaybettirir mi? Aklımıza Google Akademik'e girdiğimizde ilk gördüğümüz yazı gelsin. "Devlerin omzunda yüksel!" Sidereus Nuncius, kısa olmasına rağmen içinde dört bölüm barındıran bir kitap. Bu bölümler: Galileo’nun kendi geliştirdiği denizci dürbününü (daha sonradan bu dürbüne teleskop denilecektir) tanıtması, yaptığı bilimsel keşiflerde kullandığı metodoloji, Ay gözlemleri ve gözlemlerine uygun çizimler, Jüpiter’in dört uydusunun keşfi. O dönemin makalesi diyebileceğimiz bir şekilde yazılmış, kendi çapında tutarlı açıklamalar barındıran bir metin fakat okumanın çok da kolay olmadığını söyleyebilirim. Herkese hitap edecek bir
Yıldız HabercisiGalileo Galilei · Tübitak Yayınları · 202411 okunma
Puan vermedi·122 syf.·
2026 9. kitabı
Sidereus Nuncius, yani Yıldız Habercisi, insanlığın evrendeki konumunu yalnızca kağıt üzerinde değil, doğrudan veri ve gözlemle değiştiren ilk modern bilimsel manifestodur. Galileo’nun 1610 yılında yayımladığı bu incecik kitap, yüzyıllardır süregelen "kusursuz ve değişmez gökyüzü" dogmasını, el yapımı bir mercekten elde edilen somut kanıtlarla yerle bir etmiştir. Kitabın en büyüleyici yanı, sadece teknik bir astronomi raporu olmaması; aynı zamanda bir bilim insanının hayatta kalma, fon bulma ve kendi hakikatini kurumsal yapılara karşı savunma mücadelesini yansıtmasıdır. Albert Van Helden’in notlarıyla zenginleşen bu baskı, Galileo’yu sadece bir dahi olarak değil; sanatçı, mühendis ve stratejist kimlikleriyle "kanlı canlı" bir insan olarak karşımıza çıkarır. Ay’ın pürüzlü yüzeyinden Jüpiter’in uydularına kadar uzanan bu yolculuk, bugün kullandığımız veri analizi ve gözlem metodolojisinin ilk kıvılcımıdır.
Yıldız HabercisiGalileo Galilei · Tübitak Yayınları · 202411 okunma
Reklam
7/10
·256 syf.··
2020 333. kitabı
Kare Sanat veya Kare Kitap serisini okumak devam ediyorum, okudukça güzellikleri karşısında büyülenmemek elde değil. Albrecht Dürer, klasik dönemin meşhur Alman ressamlarından biri. İtiraf ediyorum, Dürer’i okumak, Michelangelo ve Da Vinci’den daha güzel bir deneyim idi. Belki de popülaritenin bir yan etkisi bu, bilemiyorum. Dürer, on sekiz çocuklu bir ailenin üçüncü ortancası olarak doğdu. Babası kuyumcu idi. Bu nedenle, Dürer’de kuyumcu olarak iş hayatına atıldı. Dürer’i diğerlerinden ayıran ve beni huşu içinde bırakan ayrıntısı; Gergedan, Maymun ve Tavşan gibi hayvanları görmeden, başkalarının anlattığı kadarıyla birebir çizilebilmiş olması; bir matematikçi olması; 1525 yılında yayınladığı “Ölçümler Üzerine” isimli eserinde “Güneş saatleri yapımı” ile ilgili düşünceleri, gökbilimci Johannes Kepler ( 1571-1630) ve matematikçi Galieo Galilei ( 1564-1642) gibi ünlü isimler, Dürer’in fikirlerini temel almış olmalarını öğrenmek kendi açımdan yeni bilgi. Dürer, kendi oto-portresini yapan ilk ressamlardan biridir. İlk portresini yaptığında 11 yaşında çizmişti, şöyle demişti: “... insanın en asil özellikleri yüzündedir.” Manzaralı Otoportresini(1498) çizdiğinde, tuvale düştüğü not şu idi: “Bu portreyi kendime benzeterek yaptım. Yirmi altı yaşındayım.” Dürer, herkesin bilmesi gereken, sanat tarihinin (resimde) dehalarından. Dönemine bakıldığında, çizmiş olduğu, büyük Çimen öbeği, Çuhaçiçeği, Tavşan, Gergedan, Mavi Kuzgun Kanadı, Baykuş, Şakayıklar vs. farklılığını ve cesaretini ortaya yeterince koyuyor.
Albrecht DürerKolektif · Yapı Kredi Yayınları · 201216 okunma
Mutlak doğru yoktur….
Puan vermedi·453 syf.··
2026 28. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 09:21
Rupert Sheldrake, modern bilimin temel kabullerini sorgularken, farklı dönemlere ve düşünce geleneklerine ait yaklaşımlar arasında sürekli karşılaştırmalar yapar. Yazarın temel amacı, günümüzde “kesin doğru” olarak kabul edilen bilimsel anlayışın aslında tarihsel süreç içinde şekillendiğini ve değişebilir olduğunu göstermektir. Sheldrake’in en dikkat çekici karşılaştırmalarından biri, Antik Yunan düşüncesi ile modern bilim anlayışı arasındadır. Antik Yunan filozoflarından Platon ve Aristoteles, doğayı canlı, anlamlı ve amaçlı bir bütün olarak ele almışlardır. Bu anlayışta evren, kendi içinde bir düzen ve amaç barındıran organik bir yapı olarak görülür. Buna karşılık atomcu filozoflar, özellikle Demokritos ve Epikuros, evreni atomlar ve boşluktan oluşan daha mekanik bir sistem olarak açıklamışlardır. Bu yönüyle atomcular, modern materyalist düşüncenin erken temsilcileri olarak değerlendirilebilir. Orta Çağ’a gelindiğinde doğa anlayışı büyük ölçüde teolojik bir çerçevede ele alınmıştır. Thomas Aquinas gibi düşünürler, doğayı Tanrı’nın yarattığı ve düzenlediği bir sistem olarak yorumlamış, böylece doğa hem kutsal hem de anlam yüklü bir yapı olarak kabul edilmiştir. Ancak asıl kırılma, bilimsel devrimle birlikte ortaya çıkmıştır. Nicolaus Copernicus, Johannes Kepler ve Galileo Galilei gibi isimler, evrenin matematiksel yasalarla işlediğini ortaya koyarak doğayı mekanik bir sistem olarak yeniden tanımlamışlardır. Bu süreçte özellikle René Descartes, doğayı bir makine gibi gören mekanist anlayışı sistemleştirmiştir. Artık doğa, kendi başına anlam taşıyan bir varlık değil; dışarıdan incelenebilen, ölçülebilen ve kontrol edilebilen bir nesne haline gelmiştir. Sheldrake, modern bilimin bu mekanik ve materyalist yaklaşımını eleştirirken, aynı zamanda modern bilim
Bilim YanılgısıRupert Sheldrake · Tin Kitap · 01 okunma
Dante'nin Cehennemi Üzerine Dersler
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 08:42
Dantenin cehennem tasvirlerinin, ölcümlerini yaparak, cehennemin yeri ve büyüklüğünü hesaplayan Galileo, yaptığı bu araştırmayı Floransa Akademisinde ders olarak vermiş. Kurgu edebiyatın bilimle sınandığı bu eser oldukça ilgi çekici. Kurgu edebiyat yazarken çokta atıp tutmamak gerektiği konusunda da güzel bir uyarıcı:))
Düşünce
Dante'nin Cehennemi Üzerine DerslerGalileo Galilei · Bilge Kültür Sanat · 200941 okunma
Puan vermedi·640 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
HASAN ALİ YÜCEL KLASİKLER DİZİSİ-86 Biraz da anneler okusun değil mi ama :) Şunu belirtmeliyim ki belki de yarım bıraktığım tek kitap. Gökyüzü ile haşır neşir olanlar ve bunu bilimsel açıdan merak edenler için muhteşem bir kitap o ayrı ama benim gibi hobi olarak gökyüzünü sevenler için bir hayli zorlayıcı. Teleskop icadından sonra ilk kez gökyüzünü incelemede kullanan Galileo Galilei, 3 arkadaş sohbeti üzerinden bilimsel bir tartışma yürütüyor eserinde. Biri Aristoteles savunucusu olunca işte bu noktada bu konuşma bilimsel bir kitap halini alıyor. Dünyanın yuvarlak olduğunu öne sürmesinden sonra hapse atılan ve burda düşüncelerini geliştiren yazar tam olarak fizikçilere hitap ediyor. İlgililer için buraya bırakıyorum. İyi okumalar efenim
İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında DiyalogGalileo Galilei · İş Bankası Kültür Yayınları · 2016140 okunma
Reklam
Reklam