Bir de bunun devamında "insanlar beni değil, paramı, görünüşümü, çevremi, imkanlarımı seviyor, insanlara güvenilemz." tribine giriyorlar.. E en başında sen değil miydin "ben olduğum halimle beğenilmem, eğer şuna buna sahip olursam insanlar beni beğenir, saygı duyar, takdir eder vs.." diyen? Bu olsun diye hunharca çalışan? İnsan daha paraya yada lüks şeylere sahip olmadan önce bu kararları veriyor, sonra da sonsuz bir şüpheyle yaşıyor ta ki fark edip dürüstçe kendini sorgulayana kadar..
Gerçekte neyi istediğini anlmak için, elde etmeden önce "Bunu elde ettiğimde nasıl hissedeceğim? X'e sahip olduğumda hayatımda ne olacğını düşünüyorum? Bu üründen/evden/arabadan/kıyafetten/eğitimden/ilişkiden/kariyerden... beklentim ne? Bana ne katacağına inanıyorum?" bu soruların cevabını başta bilmek sonda hayal kırıklığına uğramaktan iyidir.
Çünkü dediğim gibi, kafada 2 kayıt oluşacak.. 1. kayıt: "o pozisyonda çalışırsam/o işi kurarsam değerli hissedeceğim, insanlar bana saygı duyacak, fikirlerime saygı duyacaklar, anna/baba benimle gurur duyacak vs.. = (2. gizli kayıt)o işe giremezsem/kuramazsam olduğum halimle ben değerli değilim, insanlar bana saygı duymaz, fikirlerim önemsiz, ailemi hayal kırıklığına uğratırım."
ve sen o işe girsen, o işi kursan bile değerli hissetmeyeceksin çünkü 2.il kaydı hatırla, başardığın günde yani o insanlar sana saygı duyduğunda şöyle düşüneceksin: "Bana değil, işime,pozisyonuma saygı duyuyorlar." yani başarını içselleştiremeyeceksin.
O sebeple en başından bilmek, kendine "x olmadan da ben değerliyim, yeterliyim. Bu elde etmek istdiğim şey değerimin kanıtı değil, ifadesidir." zihniyetiyle yola çıkmak çok değerli, bu zihin yapısıyla başlarsan; başlarken de, süreçte de, sonuçta da kısacası hedefe yönelik attığın her adımda değerli hissedersin, çünkü sen kendine metaryel/başarı üzerinden değil, varoluş halinden değer verdin. Farkı yaratan sahip olduğun şey değil, sensin. Bunu fark edebilmek başarının kendisidir zaten, tebrikler🏆