Gamze

Gamze
@gamzaras
Her insan derinliklerinin zararına ilerler; her insan kendinden kaçan bir mistiktir.
Türkçe Öğretmeni
YTÜ Doktora
İstanbul
62 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Evet çok uzun süre ayırdığım ve sindire sindire okuduğum Jules Verne'nin bir kitabı daha. Yazarı genel olarak seviyorum hem fantastik hem bilimsel yazıları oldukça hoşuma gidiyor. Buzlar Sfenski okurken bir hayli heyecan duyduğum, kimi zaman üzülüp kimi zaman heyecanlandığım bir kitap oldu. İlk başta biraz boğucu gelebilir fakat ilerledikçe merak uyandıran ve maceraları adete kendimiz yaşıyormuş hissi veren bir eser. Tıpkı diğer eserlerinde oldugu gibi bu eserinde de birçok değeri üstü örtülü bir şekilde bize sunmuş yazar. Geleceği görmeden keşfeden Jules Verne'yi bir kez daha takdir ettim doğrusu. Ve herkese tavsiye ediyorum. Okumak öylesine yapılan bir eylem değildir, gayemiz öğrenmek ve anlamak.. Jules Verne'yi anladığımız zaman sevmeyi de anlıyoruz..
Buzlar SfenksiJules Verne · Alfa Yayıncılık · 2014343 okunma
Reklam
Gözlerimden birkaç damla yaş süzülürken aklıma bir söz geldi. "Üzülme olan oldu, olacak olan da oldu." Çok manidar. Hem hüzün hem umut yüklü..
İnsan en çok yaratım olduğunu unutuyor. Hepimiz bir yaratımın ürünüyüz ve bu işleyişteki ufacık bir sıkıntı bedenimizi ve ruhumuzu birçok yönden etkileyebiliyor. Tıpkı bir hazne gibi bedenimize ve ruhumuza giren şeylerle besleniyoruz. Bir vitamin eksikliğinde bedenimiz nasıl tepki veriyorsa, ruhumuz da boşluklara o denli tepki verir. Öfke ile beslenen insan öfke kusar, anlayışla beslenen insan anlayış. Bu yaratım ömür boyu devam ediyor ve haznemizi neyle doldurursak onunla tamamlanıyor ve yok oluyoruz..
2021 Okuma Raporları
Hepsi bir şeye varmak için..
Vatanın darda olduğu zamanlarda kalbi vatanın aşkıyla yanan insanların tek derdi kurtuluş olmuştu. Elbet arada çürükler vardı, hainler vardı lakin malını, canını tek kalemde gözden çıkaran namuslu vatan evlatları daha fazlaydı. Gazi Mustafa Kemal Samsun'a gittiği gün tek gayesi kadim milletimizi istiklâle kavuşturmaktı. Ne rütbe ne mal ne de şan şöhret istemedi. İsteseydi zaten görevlerinden istifa edip sivil olarak kurtuluş için mücadele eder miydi? Müthiş bir zekası vardı, ki zaten o dönemde çok iyi eğitim almıştı. Gençti, dinamik ve kararlıydı. Hürriyete inanıyordu, Türk Milletinin efendi olmasını istiyordu. Tarihte milletine "Efendi " diyen tek komutandı. Halkı siyasilere hizmetkar görmüyordu. Siyasiler halkın hizmetkarıydı. Genç yaşında cepheden cepheye koşturdu. Tıpkı kendisi gibi genç, vatansever komutanları topladı. Fikir birliği, oy birliği, vatan birliğini kurdu. Sevr Anlaşması ile ihlal edilen namusumuzu kurtarmak için şehir şehir gezdiler. Ordu güçsüzdü, yorgundu ve en önemlisi umutsuzdu. Kurtuluşa olan inancını kaybetmişti. 1700'lü yıllardan beri yoğunlaşan savaşlar orduyu bitap düşürmüş, özellikle son Balkan harpleriyle de ordu dağılma tehlikesine düşmüştü. Anadolu halkı daha tam olarak ne olduğunu kavrayamamış, bir yandan Yunan, bir yandan Ermeni, bir yandan Italyan, İngiliz derken büyük bir Haçlı donanması kurulmuş, Anadolu birfiil işgal edilmişti. Halkın haber alma imkanı kısıtlıydı, okuma yazma oranı bir hayli düşüktü. O dönemde medrese,mektep alafranga işiydi. Okur-yazarlar: zenginler, paşalar, toplumun gözdeleriydi. Halk devlete asker yetiştirir, karşılığında birkaç kuruşla yaşamını idame ettirirdi. Osmanlı'nın son döneminde halk bir hayli ağır vergiler altında ezilmeye de başlamıştı. Bu yüzden hem şaşkın hem çaresiz bir Anadolu
Reklam