İnsanlar hep sorular soruyor ve sordukları sorulara istedikleri cevabı almayı umut ediyor. Niye çocuğun yok diyorlar ve bir kusurum var dememizi bekliyorlar. Neden evlenmedin deyip ya beni kimse almadı dememizi, niye okumadın, iş bulamadın diye sorup ben kusurluyum, hatalıyım, kötüyüm dememizi istiyorlar. Neden yalnızsın diye sorduklarında yalnızlık bile onlar için kusur olup çıkıyor. Yaşam hür irade olmaktan çıkıp başkalarının fikirlerine, zikirlerine sıkışıp kalıyor. Özgürce ben yaşadım dahi diyemiyoruz. Çünkü hep birileri için o insan oluyoruz. Karalanmaya, utandırılmaya, kinanmaya alıştırılıyoruz. Bir başkasının başkası olduğu için öylece var olabileceğini ne yazık ki toplum olarak kabul etmiyoruz. Kimsenin eteğine değmeden uzaktan onun eteği gibi davranıyor, aslında sorular sorarken kötülük bekliyoruz. Kötü şeyler duymayı diliyor, insanların kusurlu olduklarına kendilerince inanmalarını istiyoruz. Her insanın farklı bir bedende farklı bir ruhla var olduğunun farkına varmamız gerekiyor...