Bir yere ait olmak nasil bir his? Ruhum uçmak istiyor buralardan. Hangi şehrin eteğine koyduysam şimdiye dek, kök salmadım olduğum yerde. Bir arayışın yolcusuyum sanırım. Ruhumda yeniden kanat sesleri..
Bazen sıkılıyorum, boğuluyorum nefes alırken. Göğsüme saplanan sancının onulmazlığıyla savaşa girişiyorum. Saliseler ruhuma baskı yapıyor ve bir dar ağacını düşlüyorum. Lakin sonra gözümden gönlüme süzülen bir damla yaşla "yaşamak" geliyor aklıma. Yaşıyorum, kalbime bir kelebeğin hafifliği dokunuyor. Tanrım diyorum, Tanrım "Yaşıyorum"...
Çok yalın değil mi? Yüksek yerlerde, sultanlar ve vezirler arasında hesapların;
komşular ve aynı zanaatla uğraşan esnaflar arasındaki hesaplardan daha karmaşık olduğunu düşünürken aldanıyorsunuz...