“Bu kitabın kolay bir türü yok; tıpkı ölümün, hayatın bir türü olmadığı gibi…” diyor yazar. Babasının kaybıyla ilgili süreci, hislerini, yine onunla ilgili anılarını okurken -siz de babanızı kanserden kaybetmişseniz özellikle- boğazınız düğümleniyor okurken. Ve kendi sürecinizi bir kez de yazarla beraber yaşıyorsunuz. “Yeterince yaşadım zaten” diyor bir yerde yazarın babası. Babam da “ Hiçbir şeyde gözüm kalmadı artık.” demişti hastane odasında.
Benzer yönlerimiz çok bu hikayede. Ben çok sevdim. İyi ki okumuşum.