يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمْ بُرْهَانٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَاَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكُمْ نُوراً مُب۪يناً
Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur'an) indirdik.
“Ne zaman bir yoksunlukla canımız yanarsa, bilelim ki sınanıyoruz. Sınav: O’na mı kaçacağız, yoksa O’ndan mı kaçacağız?
Öbürlerinden vazgeçmedikçe, O birine nasıl varılır ki!”
وَلَهُ مَا سَكَنَ فِي الَّيْلِ وَالنَّهَارِۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
Gece ve gündüzde barınan her şey onundur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
“Yokluğun dehşetinden, unutulmuşluğun dipsiz kuyusundan alıp bize kimsenin yapamayacağı iyiliği yapan Rabbimiz, Fatiha ile kendimiz için neyi istemenin hayırlı olduğunu öğretir bize ve onları kendisinden istetir. Vermek istemeseydi, ısrarla istememizi ister miydi?”