Harika bir kitaptı! Kitabın adı ve konusu ilgimi çekmişti. İçindeki öyküler o kadar güzeldi ki. Resmen farklı dünyaların içinde kayboldum. Medieval, orta çağda veya fantastik bir dünyada yaşıyormuş hissiyle okudum. Her bir öykü çok iyi işlenmiş. Bu arada yazardan okuduğum ilk kitap. Hatta bunu okuduktan sonra Gümüş Yürek siparişi verdim. Ellerine sağlık D. N. Archeron
İçinizi sıcacık yapan bir kitap. Adından ve kapağından da anlaşılacağı gibi tam bir kış kitabı. Soğuk bir kış günü battaniyenizi ve kahvenizi/sıcak çikolatanızı alıp okumalık
"Yalnız kalmak için mükemmel bir gün" Aoyama Nanae'nin kaleminden çıkmış modern Japon edebiyatı eserlerinden. Çok kısa bir kitap ancak içeriği oldukça derin. Ana karakterimiz Chizu 20 yaşındadır, annesi Çin'e taşınınca Chizu da uzaktan bir akrabaları olan ve yalnız yaşayan yaşlı teyze Ginko-san'ın Tokyo'daki evine taşınır. Kitap boyunca Chizu'nun yalnızlık üzerine içsel çatışmalarını, kendi benliğini bulmaya ve hayatın bilgeliğini anlamaya çalışmasını okuyoruz. Aynı zamanda genç Chizu ve yaşlı Ginko-san arasındaki diyaloglarla da bu çatışmayı görebiliyoruz. Aslına bakarsanız, Chizu bazı ciddi sorunları olan bir kişi, kitap bazen oldukça karamsar gitse de sizi de içine çekiyor ve düşünmeye itiyor. Ben kitabı çok beğendim. Herkese tavsiye ediyorum. İyi okumalar
Bu kitabı okurken ne kadar çok araştırma yapıldığını anlayabiliyorsunuz. Kitapta tarihi olaylar mitolojik, ezoterik ve bilimsel bilgilerle çok iyi kurgulanmış.
Farklı zamanlarda ve yerlerde geçen olaylar var ve bu olaylar bir şekilde bağlanıyor.
1185 yılında patrikhaneye bir bebek bırakılıyor, üç rahip Manuel ismi verilen bu bebeğin kim olduğunu henüz bilmiyorlar.
1201 yılında Venedik'te dördüncü haçlı seferi hazırlıkları yapılıyor.
1979 yılında Antartika'da bir baba kız inanılmaz projeler yapıyorlar. Deneylerin sonucunu bilmiyorlar.
2019 yılında İstanbul'da üç akademisyen bir mektubun gizemini çözmeye çalışıyorlar.
Kitap harikaydı! Gizem, tarih, mitoloji, ezoterik konular, bilim kurgu hepsi bir aradaydı. Çok beğendim, çok iyi bir kurguydu. Yazar Nur Çakmakçı Algün'ün kalemine sağlık. Daha fazla kitaplarını okumak dileğiyle. On BirNur Çakmakçı Algün
On BirNur Çakmakçı Algün · Epsilon Yayınevi · 2022118 okunma
Ashburn Köşkü'nün laneti, hayaletli ev teması sevenler için çok güzel bir kitap. Gerilim ve korku öğelerini çok güzel taşıyor, size o köşkün gergin atmosferini birebir yaşatıyor.
Adrienne'e hiç görüşmediği akrabası Edith Ashburn'den bir köşk miras kalır. Adrienne de maddi açıdan zor bir dönemde olduğu için bu ona ilaç gibi gelmiştir. Kedisi Wolfgang ile birlikte bu köşke taşınır. Ve olaylar başlar. Adrienne'e çoğu şey tuhaf gelir. Örneğin evde hiç ayna yoktur ve duvarda ayna olması gereken yerde 'ayna yok' yazılıdır. Evin içinde bunun gibi anlam veremediği birçok mesaj vardır. Her gün belli saatte bazı fenomenler yaşanır. Wolfgang bazı zamanlar huysuz davranır. Bu gibi olayların ortasında kalan Adrienne'in olayları çözmesi gerekecektir.
Ben kitabı çok sevdim. Kitap boyunca o evin tekinsizliğini hissettim. Türü seven herkese öneririm.