Mesele İslâmdan uzaklaşmış olmamız, İslâmın sadece inanmaktan ibaret olmadığını ekseriyette inandığını yaşama dini olduğunu sizler de biliyorsunuz. Konuya buradan baktığımızda benim istediğim Rabbimin razı olduğu Müslüman bir kadın olmak. Son zamanlarda yaptığım her şey de bunun içindi, önceliğim Rabbimin rızası. Bunun nasıl olacağı yüce kitabımız Kuranda bilhassa Peygamberimizin yaşantısında ve sözlerinde mevcut. Bu hükümler kesin ve değişmezdir sizin de inandığınız gibi, öyleyse günümüzün dert ve telaşı için dinimizden taviz vermek bize yakışır mı?
Burada Hz. Ömer'in "Cahiliyyeyi bilmeksizin İslâm üzere doğup yetişenler olduğu vakit İslâmın bağları kopacaktır." sözüne değinmek istiyorum, Allah'a hamd olsun İslamla şereflenen kimseleriz, peki cahiliyyeyi, Mekkeli müşrikleri, helak olan kavimleri de yeterince biliyor muyuz? Rabbimiz ilmimizi arttırsın, hayırlı uyanıklıklar versin... Bu kıymetli söze şu yüzden kulak verdim: bunları bilmediğimizde yaşadığımızı din sanıyoruz ki, eğer kişi içinde bulunduğu durumu hata olarak kabul etmiyorsa bunun düzelmesi imkansızdır zaten.
Bunların da dışında biz gerçekten Rabbimizi tanıyor muyuz, imanımız taklidi mi yoksa bile isteye arzulayarak mı iman ediyoruz? Ben biliyorum ki isteyerek yaptığımız şeyler kadar bizi mutlu eden herhangi bir şey yok, ki Allah’ın hoşnutluğundan bahsetmedim bile...
Ve hocam şunun da farkındayım biz Rabbimize hakkıyla kul olduk da Rabbimiz bizi yardımsız (haşa) başıboş mu bıraktı? İslâm sadece alan bir din değil,hatta karşılığını bire on veren islamı yaşadığımdan beri Allah’ın yardımı, dostluğu en önemlisi rızası galip geliyor. Endişelerin olması fıtrattandır lakin yüce yaratan her şeyin çözümünü verdiği gibi onun da ilacını verdi... Çözüm Kuran ve sünnettense fayda verir!
Kalbinden rahatsız olan bir