Irem'in Kapak Resmi
Irem, bir alıntı ekledi.
 22 Eyl 17:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Ölüm
Ölüm sevdiklerimizi bizden alsa bile aslında onları sevmeye, özlemeye ve hatıralarıyla yaşamaya devam ettiğimiz sürece onlardan ayrılmış olmayız değil mi ? Onları kaybetmiş olmayız. Bizler, sevdiklerini ebediyete teslim edenler, biliriz ki onlar biz yaşadığımız sürece bizimledirler.

Gözyaşı Konağı, Şebnem İşigüzel (Sayfa 249 - İletişim Yayınları)Gözyaşı Konağı, Şebnem İşigüzel (Sayfa 249 - İletişim Yayınları)
Irem, Gözyaşı Konağı'ı inceledi.
22 Eyl 17:18 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

1876 yılında gayrimeşru bebeğini doğurmak için Büyükada'ya sürülen gencecik bir kadının adada yasadığı olaylar, insanların bu duruma bakış açısı, bu genç kadının kendini sorgulaması, bu durumun ailesine yaşattıkları ve diğer insanlarla olan iletişimi ve en sonunda aşkı bulmasının anlatıldığı kitabı ilk başlarda çok sevemedim bana hissettirdiği duygu o döneme ait ait olamayacak kadar feminist bir bakış açısıyla yazılmış olduğu idi fakat kitabın son bölümlerindeki kurguyu ve anlatımı oldukça beğendim.

Irem, bir alıntı ekledi.
22 Eyl 17:13 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

''Utancı mı kalmış artık ? Bunlar başkasının nazarında gördüklerimiz. İnsandan geriye kala kala hisleri kalıyor.Ne hissediyorsa o kalıyor.Aşk kalıyor.Mutluluk kalıyor.İnan bana kokular, tatlar bile kalıyor insanın dimağında ama utanç değil, utanmak hiç değil.Bunlar yanıp kül olan eşyalarımız ve servetimiz gibi yok olup gidiyor.Yok olmayan şeyler insanın kalbinin en derininde. Onları bu dünyanın ateşi de, rüzgarı da, hançeri de söküp atamıyor, yok edemiyor.''

Gözyaşı Konağı, Şebnem İşigüzel (Sayfa 222 - İletişim Yayınları)Gözyaşı Konağı, Şebnem İşigüzel (Sayfa 222 - İletişim Yayınları)
Irem, bir alıntı ekledi.
20 Eyl 22:36 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Hayat
Kendim için de böyle bir umuda kapıldım.Hayatta kapanmayacak yara yoktur. Siz sadece o yaşadığınızın gelip geçici olduğunu düşünün yeter.Siz '' Ne yapalım, böyle oldu, '' yeter. '' Zaman, dünya, kader, alem, hayat, şimdilik bana bunu verdi, böyle verdi,'' deyip geçin gidin yeter. Güçlü olmak yerine yumuşak bir dal parçası gibi eğilin,bükülün. Sonra size bunları yapan zorba gücün elinden kurtulur kurtulmaz eski halinize dönün. '' Kaderinize boyun eğin'' manasında değil bu söylediklerim.Zorlukları aştıktan sonra yıkılmayın diye söylüyorum. '' Hayat bu, '' deyin. İşte o zaman tadına varırsınız güzelliklerin. Yoksa mutsuzluktan sonra gelen mutluluğu tanımazsınız, bilemezsiniz, kendinizi mutsuzluğa hapsederek yaşar gidersiniz. Evet söylemek kolay, yaşamak zor.Yaşamak en zoru.

Gözyaşı Konağı, Şebnem İşigüzel (Sayfa 130 - İletişim Yayınları)Gözyaşı Konağı, Şebnem İşigüzel (Sayfa 130 - İletişim Yayınları)
Irem, Romantika'yı inceledi.
 14 Eyl 12:12 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Kitabı okumadan önce hakkında kısa bir araştırma yapmıştım, kitabın muazzam bir aşk öyküsü olduğu, sözüm ona ''saf ve temiz '' bir aşkın hikayesi olduğu yönündeydi. Kitabın akıcılığını, yazarın anlatımını ve genel hatlarıyla okuyucuya aktardığı duyguyu sevdim öte yandan saf aşk diye tanımlanan aşkın '' aslında yasak aşk '' olduğunu ve bu aşkın sanki onaylanmak istercesine meşrulaştırılarak servis edilmesi beni huzursuz etti. İki evli insanın sırf aradıkları mutluluğu hayatlarında bulamadıkları için birbirleriyle birlikte olup çok uzun yıllar bu macerayı devam ettirmeleri beni rahatsız etti. Şöyle düşündüm ; benim aşkım bir başkasını rahatsız edecekse ve insan olarak bir başkasının hakkına gireceksem ve o kişiyi yıllarca kandıracaksam bu saf ve temiz bir aşk olabilir miydi ? Umarım , incelemem moda deyimle ''çok fazla spoiler '' verip sizi huzursuz etmez. Hepimize bol kitaplı keyifli günler dilerim.

Irem, bir alıntı ekledi.
13 Eyl 17:06 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

''Küçük mutlulukları aşk sanan, verilenle yetinen, aşkı hiç tanımayan, tatmayan, aşka inanmayan kadınlara öyle acıyorum ki.''

Romantika, Turgut Özakman (Sayfa 82 - Bilgi Yayınevi)Romantika, Turgut Özakman (Sayfa 82 - Bilgi Yayınevi)
Irem, bir alıntı ekledi.
11 Eyl 10:28 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hiç kimse akşamları onu bir eğlence ya da partide görmemişti. Canı istediği kadar yazdıktan sonra yatağa gider, Tanrı'nın yarın ona suretini çıkarmak için neyi göndereceğini tahmin ederek gülümserdi.

Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 19 - Tutku Yayınevi)Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 19 - Tutku Yayınevi)
Irem, bir alıntı ekledi.
11 Eyl 10:26 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Sonra onu ve paltosunun bir kenara bırakıp her zamanki gibi iskambil oyunu için hazırlanmış masaya döndüler.

Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 43 - Tutku Yayınevi)Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol (Sayfa 43 - Tutku Yayınevi)
Irem, Palto'yu inceledi.
11 Eyl 10:23 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir devlet dairesinde dokuzuncu dereceden memur olan Akakiy Akakiyeviç'in paltosunu en sonunda ben de okuyabildim. Anladım ki, bazı kitapları okumakta gerçekten geç kalıyoruz bazen... Tek tesellimiz ise hiç okumamaktan iyidir oluyor sanırım. Kahramanımız silik bir karakter, sadece evrakları kopyalama görevinde çalışıyor ya da tek yapabildiği bu olduğu için iş hayatında hiç ilerleme kaydedememiş, kendi halinde basit yaşayan bir kişi, her şey kendisine yeni bir palto almak istemesiyle ortaya çıkıyor, insanların eski paltosuyla ilgili onu aşağılamaları, yeni palto sonrasında ona bakış açılarının değişmesi ve palto uğruna Akakiy'in başına gelenler. Kısacık bir kitapta bu kadar çok duygu nasıl anlatılabilir gerçekten hayranlıkla okudum. Bürokrasi, kişilerin kendilerini hep olduklarından daha yukarıda görmesi, kendinden aşağıda olduğunu düşündükleri kişileri kendi egoları uğruna ezme ve yerme halleri... Kitap hakkında konuşacak çok şey var lütfen okuyun, çok kısa zamanda bitiyor. Dostoyevski haklıymış; “Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık!” derken...