8/10
·216 syf.··
2025 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 08:30
Gerçeklik nedir? Anılar mı? Yaşanılan ve paylaşılan hikayeler mi? O halde hayal gücüyle oluşturulan hikayeler nedir? Onlar gerçek midir? Veya yeterince anlatılırsa gerçek mi olurlar? Peki ya hikayelerle oynanan oyunlar? O oyunlar inanılarak oynanılırsa sonunda gerçek mi olurlar? Ya da gerçeklik dediğimiz şey bir oyun mudur? Belki de öyledir. Belki de hepimiz birilerinin oyunundaki hikayeyizdir ve zarları bir başkası atıyordur. Fakat Tanrı da zar atmaz, değil mi? Semih Ellialtı, Kemikler Ve Kartlar ile işte bu soruları merkezine alıyor ve cevapların etrafına hayal gücüyle ilmek ilmek enfes bir fantastik evren örüyor. Gerçekliği, oyunlar ve hikayeler üzerinden sorguluyor ve bizlere bu sorgulama çerçevesinde oyunlarla bezeli bir hikayeler dizisi sunuyor. Kitabın açılışı kapılarını sadece sabaha karşı ve o da yalnızca 1 saat için açan, tek oyunu zarlar olan, bilinmezliğin merkezi Duryodhana kumarhanesiyle yapılıyor. Yazar burada yaşanan olayları öylesine gizemli, öylesine çarpık ilerletiyor ki; zihnimizdeki asla yaşlanmayan*, çevik ve atik merak duygumuzu yattığı yerden kaldırıp işe koşarak daha kitabın ilk sayfalarından bize kancayı takıyor ve bizi kitabın içerisine hapsediveriyor. Hem de üstelik bunu yalnızca on beş sayfa ile başarıyor. Müthiş dışında başka ne denilebilir ki? *Yaşlanmaz ama yetersiz beslenme yüzünden halsiz ve yorgun düşebilir. Bu gibi durumlarda şahsi kitapçınıza veya kitap zevklerini beğendiğiniz kişilere başvurmanız önemle tavsiye edilir. **Şahsi Kitapçılar, Kütüphaneler Birliği tarafından kişilere atanan özel kişilerdir. Birlik yeterince kitap okuduğu belirlenen adaylara bir dizi test uygular ve testi geçen adayları birliğe dahil eder. (Bahsi geçen testler için Bknz. Eyes Wide Shut) Peki nedir bu kanca? Nesi ilginç Duryodhana
Kemikler ve KartlarSemih Ellialtı · İthaki Yayınları · 20248 okunma
7/10
·512 syf.··
2022 87. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2022 21:13
2054 yılında geçen bir bilimkurgu. Ana karakterimiz bir robot ve onun bakış açısıyla okuyoruz. Sanırım anlatıcı bir robot olduğu için anlatım da robot gibiydi Kitaba çok zor girdim, yarısına geldiğimde anca alışabildim diyebilirim. Fakat hikayenin ana konusu ile anlatılmak istenen çok güzeldi Kurgu da güzel oluşturulmuş, sadece fazla gereksiz ayrıntılar olduğunu düşünüyorum. Daha yalın bir şekilde yazılsaymış çok daha akıcı olabilirmiş. Sonunda neler olacağını çok merak ederek okudum ve sonu da beni memnun etti . Biraz konudan bahsedeyim. Jared, diş hekimi olarak programlanmış bir robottur. Bir gün sayı bulutunda uzun bir rakam belirir. Silmek için her türlü yolu denese de bi türlü rakamı kaybedemez. Arızalandığını düşünerek kendini sildirmek için Robotik Büro’ya başvurur ama onu dikkate almayıp geri gönderirler. Sonrasında gittiği bir doktor ona depresyonda olduğunu söyler fakat depresyon da bir duygu bozukluğudur ve robotların da duyguları yoktur. Doktor bir deney testi olarak Jared’e sinemaya gitmesini önerir. Acıklı bir filme giden Jared sonuna ağladığını fark eder. Doktorun tavsiyesiyle film izlemeye devam eder ve sayı bulutundaki rakamda gün geçtikçe azalarak kaybolur. Artık depresyondan çıkmıştır. Üstelik bütün insani duyguları da yavaş yavaş hissetmeye başlamıştır. Bunu ona açıklayabilecek tek kişi olan yaratıcısı ise hükümet tarafından izlenen bir profesör olduğu için iletişime geçememektedir. Sonra bir gün Robotik Büro’dan bir mektup alır. Müfettiş, İki hafta sonra silme işlemi yapılması için onu merkeze çağırmıştır. Jared ise yeni yeni keyif aldığı bu duygularla yaşamak için son iki haftasını en iyi şekilde değerlendirmek için plan yapar. Bol bol film izler. Zaman bitmek üzere olduğunda ise yaşamaya karar verir. Yeniden duygusuz olmak bu hisleri unutmak
Kalbimi Beşe KurSimon Stephenson · Martı Yayınları · 202235 okunma