Giriş Yap
Perdeleri aralasam, çay suyunun altını yaksam, kahvaltılıkları şıkır şıkır tabaklara dizsem, gazete okusam, televizyonu açsam, annemi babamı arasam, bu ev şöyle bir kendine gelir de beni de kendime getirir mi?.. Sanmam.
Sayfa 44 - İletişim Yayınları
Reklam
·
Reklamlar hakkında
232 syf.
·
3 günde okudu
·
Puan vermedi
Selam, selam Seneler yazarın okuduğum üçüncü kitabı oldu. Şu söylemeliyim ki tüm okuduğum kitaplarından sonra yazarı, hayatını ve yaşadığı dönem hakkında fazlasıyla bilgi sahibi oldum. Yazar bu kitabında sadece kendisinden değil kendisiyle birlikte bütün bir toplumun biyografisini incelikle ve derinlere inerek anlatmış. Kendi kuşağının hikayelerini farklı bir bakış açısı ile tarih kaydını tuttuğu benzersiz bir anlatı halene dönüştürmüş. 1940’lardan 2000’lere… İçinden geçtiğimiz ve içimizden geçen tarih. Annie Ernaux aile yemekleri sohbetlerini, fotoğraf albümlerini, gazete-televizyon haberlerini, reklamları, filmleri, şarkıları taramış, süzmüş. 2.Dünya Savaşı sonrası Fransa toplumsal tarihini harmanlayıp kadın ve sınıf çalışmalarını da konu edinmiş. Bireysel alandan toplumsal alana, toplumsal alandan bireysel alana geçişler yaparak kurgudan uzak sınıf meselesini de büyük bir hassaslıkla ele almış. Tüm kitaplarını severek okuduğum bir yazar oldu. Farklı bir bakış, farklı ama sade bir anlatı arayanlar İçin tüm kitaplarını tavsiye ederim. Herkese keyifli okumalar dilerim
Ne yazık, yaşadığımız bu hayatın içinde, halinden öylesine memnun, öylesine küçük burjuva havası esen, öylesine ruhsuz bu zamanın ortasında, bu mimari yapıtlarının, bu mağazaların, bu politikanın, bu insanların manzarası karşısında altından yolu ele geçirmek öylesine zor ki! Amaçlarından hiçbirini paylaşmadığım, sevinçlerinden hiçbiri bana bir şey söylemeyen bir dünyanın ortasında bir bozkırkurdu ve sefil bir münzevi olmayıp ne yapacaktım! Ne bir tiyatroda ne de bir sinemada uzun süre oturmaya katlanabiliyorum; elime bir gazete ya da çağdaş bir kitap alıp okuduğum seyrek oluyor. Tıklım tıklım trenler ve otellerde, bunaltıcı ve sırnaşık bir müziğin çaldığı hınca hınç kafeteryalarda, zarif ve lüks kentlerin barları ve varyetelerinde, dünyayı gezen sergilerde, geçit törenlerinde, bilgiye susamış kimseler için düzenlenen konferanslarda ve kocaman statlarda insanların aradığı nasıl bir haz, nasıl bir neşedir, aklım almıyor bir türlü.
"Kültürlü bir insan olabilmek için olmazsa olmazlardan bir tanesi de şudur: ayda en az bir kitap, haftada en az bir dergi, günde en az bir gazete okuyabilmektir."
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Halley’in kuyruğuyla gelen kıyamet
Doktor bir gün ayrılmadan önce gözlerinde sinsi olarak da yorumlanabilecek bir bakışla be ciddi bir ses tonuyla “Size bir şey söylemem gerekiyor” dedi. “Bunu bilmeye hakkınız olduğunu düşünüyorum.” Sonra cebinden bir gazete çıkardı,önce muhatabına şöyle bir gösterdi, sonra yüksek sesle okumaya başladı.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.14