Bir halkın yaratma gücü ve hoşgörüsü, ancak sanatın yapılabilmesi ve düşünce zenginliği doğrultusunda gerçekleşir. Çağımızı ve çevremizi kavramamızda en büyük etken çağdaş sanattır. Kültür, insanın yaşam düzeyini belirleyen en önemli öğedir.
“Bu söylediğim sana çok mantıksız gelecek biliyorum ama” diyor ve Willem ona bakıyor, “bunca yıl geçmesine rağmen kendimi hala engelli olarak göremiyorum. Yani öyle olduğumu biliyorum. Bunun farkındayım. Ömrümün engelli geçirdiğim kısmı, engelsizin iki katı. Sen beni sadece bu yönümle, yardıma ihtiyacı olan biri olarak tanıdın. Ama ben kendimi her istediği zaman yürüyebilen, istediği gibi koşabilen biri olarak hatırlıyorum.
Mutluluğa ulaşma baskısı bazen zulüm şeklini alıyordu, mutluluk herkesin ulaşabileceği ve ulaşması gereken bir şeymiş de, bu uğurda verilecek en küçük bir taviz dahi bireyin kendi kabahatiymiş gibi.