Proust’un cümleleri arasında dolaştıkça sanki zamanın ritmi değişiyor; hayatın sıradan görünen ayrıntıları yeni anlamlar kazanıyor. Onu bu kadar geç keşfetmiş olmaktan gerçekten pişmanım.
“Yarım kalmış bir sevda
bırakıyorum geride.
Geç başlayan bir tanışma.
Erken gelen bir veda.
Asla tamamlanmayacak
bir masal,
Dile sükût düştü,
kalbe nar...”