Yaşamak Doğaya karşı işlenen bir suçtu, çünkü yaşam hareket demekti ve Doğa her zaman hareketi bitirmek isterdi. Akıp denize ulaşmasın diye suyu dondurur, kalpleri donana kadar ağaçların özünü çekip alır, kendine boyun eğmeye zorlamak için en acımasız ve berbat eziyeti de insana yapardı. O insan ki yaşamın en hareketlisidir. Her türlü hareketin er ya da geç durması gerektiği hükmüne karşı hep isyan etmektedir.
Bazen bütün dünyanın zamanlaması şaşmış gibi geliyordu, niyetlerimiz ya çok erken ya da çok geç ortaya çıkıyordu, hayat karşımıza çıkıp görüşümüzü bulanıklaştırıyordu ve attığımız adımları ancak sadece tozlar durulunca görebiliyorduk.
Hayat bu harika mavilikteki gökyüzü gibiydi. İnsan ne zaman havanın kararıp karın yağacağını bilemiyordu. Onun için her güzel anın tadını çıkarmak gerekiyordu. Yarın çok geç olabilirdi.