Adı:
Oza
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058519534
Kitabın türü:
Çeviri:
Ülker İnce
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ve Yayınevi
"1964 yılında yayımlanan Oza elli yıl sonra çok daha büyük bir şiir olarak çıktı karşıma. Ürperdim. Elli yıl sonra iyice kıskandım. Kıskandım, dehşetli tutkuyla, çünkü Oza sadece dünün ve bugünün şiiri değil aynı zamanda geleceğin şiiri. Kendini durmadan yenileyen bir şiir. Dünyanın bütün şairlerinin, geleceğin şairlerinin çarpışmak zorunda oldukları yaman bir rakip!

Oza, iç içe geçmiş sırılsıklam bir aşk şiiridir. Mayakovski'den sonra Rus şiirinin biçimsel sınırlarını kıran devrimci bir şiirdir. Önem ve büyüklüğünü anlatmak için, bu iki cümle bile yeter!"
-Özdemir İnce-

"Voznesenski, şiirinde 'sözüm ona ilerleme'ye, çıkarcıların, duygusuzların, göğüslerinde bir yürek taşımayanların eline geçince baskı aracı haline dönüşen 'kahrolası makine'ye karşı sevginin ve özgür insan ruhunun savunusunu üzerine alır. İnsani değerlerin baş koruyucusu olarak şair çıkar karşımıza. Bu eğilim, en çok da Oza adlı uzun şiirde görülür." Mehmet H. Doğan
(Tanıtım Bülteninden)
Özcan Alper’in ‘’Gelecek Uzun Sürer’’ filminden sonra aylarca kitabın ilk baskısını arayıp durmuştum. Bazı filmler bende kanserli bir hücre halinde yaşar (aynı şey bazı kitaplar için de geçerli tabi.) Asla çıkarıp atamam, büyür, büyür. Kitap filmin bir uzantısı halinde kafamda öyle bir yer etmişti ki, hatırlıyorum, bulduktan sonra, uzun bir süre, gittiğim her yerde benimleydi. Sonra tabi, içime mıhlanmış şu birkaç satırla hatırlayacaktım tüm kitabı : ‘’Ne korkunç bir başına düşünmek şimdi seni, daha da korkunç bir başına değilsen oysa. Selam Oza! ‘’
“oza”, yunanca zoe (yaşam) sözcüğünden türetilmiş olan rus hıristiyan adı zoya’nın bozulmuşudur. ve ne muammaî bir nedenselliktir ki oza bey'in bana yüklediği sıfatsal adın da ta kendisidir*
Ne korkunç şeydir şimdi seni yalnız düşünmek?
Yalnız olmayabileceğini düşünmektir daha da korkuncu:
Öylesine bir güzellik vermiş sana şeytan.
Selam, Oza!
Andrey Voznesenski
Sayfa 56 - Ve Yayınevi
Selam Oza, evde, geceleyin
Ya da uzakta bir yerde, neresi olursa olsun,
Havlarken köpekler, yalarken kendi gözyaşlarını
Senin soluğundur duyduğum ses.
Selam Oza!

Nasıl bilebilirdim, sinik ve gülünç,
Bir kişi gibi, ürkerek giren bir göle,
Gerçekte korku olduğunu aşkın, söyle?
Selam Oza!

Ne korkunç, bir başına düşünmek şimdi seni?
Daha da korkunç, bir başına değilsen oysa:
Şeytan öylesine doyumsuz bir güzellik vermiş ki sana.
Selam Oza!

Ey - İnsanlar, lokomotifler, mikroplar
Gerin kanatlarınızı elinizden geldiğince ona.
Harcatmam onu, dokundurtmam kılına.
Selam Oza!

Yaşam bir bitki değilse aslında,
Neden dilimliyor, parçalıyor insanlar onu
Selam Oza!

Ne acı bu denli geç rastlamak sana
Ve böylesine erken ayrı kalmak sonunda.

Karşıtlar getiriliyor bir araya
Bırak çekeyim kahrını ve acını kendime
Çünkü acılı kutbuyum mıknatısın ben,
Sense sevinçli. Dilerim sonuna dek kalırsın öyle.

Dilerim hiç bilmezsin ne denli hüzünlüyüm.
İnan, kendimle üzmeyeceğim seni.
İnan, dert olmayacak sana ölümüm.
İnan, yük olmayacağım sana yaşamımla.

Selam Oza, dilerim ışıl-ışıl kalırsın hep
Bir sokak fenerinden sızan bir ışık gibi.
Suçlayamam bırakıp gittiğin için beni,
Şükür ki girdin yaşamıma.
Selam Oza!

/Dubna - Odessa, Mart 1964


*“Oza” , Yunanca zoe (yaşam) sözcüğünden türetilmiş olan Rus Hıristiyan adı Zoya’nın bozulmuşudur. Şiirin kahramanı kendisine seslenilen kişi- kimi zaman siklotron, kimi zaman da yaşam koşullarınca, kendisini seven şairin ulaşamayacağı bir kişi haline dönüştürülmek ya da bozulmak tehlikesiyle karşı karşıyadır hep.
Andrey Voznesenski
Sayfa 48 - Ada Yayınları
Bir sebze değilse yaşam alt tarafı, neden
Dilimler, doğrar insan onu?
Selam, Oza!
Andrey Voznesenski
Sayfa 56 - Ve Yayınevi
Sen misin değişen -yoksa ben mi?
Geçmişimizden, geride kalan yıllardan,
Bize el sallıyor şimdi kederli kederli
Bir zamanlar biz olan insan suretleri.
Yıkıyoruz kendimizi böylesine duygusal olmakla
Söküp atmalı mı bu yüreği bademcikler gibi yoksa?

Ey altın sesli flütçü, o doyumsuz şiirin, o sesin
Hırçın sularıyla bir barajın, alabalıklar gibi ölmesin!

Sevgi, o süslü ocaklar mıdır eski evlerdeki,
Kopmak mı gerekir bütün bunlardan şimdi?

Neden dolarız öyleyse hıncahınç Luzhniki’ye
Ve bir iskorbüt ilacıymış gibi sarılırız şiire
Tomurcuklar gibi açarken yüreklerimiz utanaraktan?...
Robotlar,
robotlar,
robotlar
Sözümü kesiyorlar.

Bir sürü makine adam
Dizilmiş otomatların önüne
Atıyorlar deliklerden paraları
Alıyorlar önlerine ne düşerse.

Zaman yok düşünmeğe artık
Doldurulur gibi konserve kutularına
Brüt ve net. Bürolara tıkıldık
Zaman yok artık insan olmaya.

Bir sabah uyandı bir köylü kızı
Doğruldu bir şairin yatağında
‘Bir çift söz edemedik’ diye yakındı
‘‘Bütün gece boyunca.”

Belki de uyanınca sabahleyin
Şiirler, masallar isterdin
Köyündeymiş gibi hani?
Ama nerden bulmalı vakti?

Neden direnirsin göğsümde böyle
Partizan bir kız gibi yüreğim?
Her şeyin makineye dönüştüğü
Şu yeryüzünde, dinlenebilirsin.

Oy tanrım! Anacığım,
al beni rahmine geriye!..
Andrey Voznesenski
Sayfa 19 - Ada Yayınları
Otomatik makina kuyrukları
Kümeleniyor insanlar para deliklerinin başına
Atıyorlar nikel paralarını
Alıyorlar ne verirse makina.

Vakit yok düşünmeye;
Tıkılmışız konserve kutuları gibi
İş yerlerine, daralı darasız,
Vakit yok insan olmaya.

Köylü bir kız kımıldadı
Bir ozanın yatağında
Bir sabah ve dedi
"İki çift laf edecek vaktimiz yok!"

Uyanınca sen
İsterdin belki köylüler gibi,
Şiirler, peri masalları?
Vakit yok, vakit yok.

Tekmeler atan nedir göğsümün içinde
Bir partizan kız gibi?
Yavaş ol, yüreğim
Şu otomatikleşmiş yeryüzünde.
Andrey Voznesenski
Sayfa 28 - Ve Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Oza
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058519534
Kitabın türü:
Çeviri:
Ülker İnce
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ve Yayınevi
"1964 yılında yayımlanan Oza elli yıl sonra çok daha büyük bir şiir olarak çıktı karşıma. Ürperdim. Elli yıl sonra iyice kıskandım. Kıskandım, dehşetli tutkuyla, çünkü Oza sadece dünün ve bugünün şiiri değil aynı zamanda geleceğin şiiri. Kendini durmadan yenileyen bir şiir. Dünyanın bütün şairlerinin, geleceğin şairlerinin çarpışmak zorunda oldukları yaman bir rakip!

Oza, iç içe geçmiş sırılsıklam bir aşk şiiridir. Mayakovski'den sonra Rus şiirinin biçimsel sınırlarını kıran devrimci bir şiirdir. Önem ve büyüklüğünü anlatmak için, bu iki cümle bile yeter!"
-Özdemir İnce-

"Voznesenski, şiirinde 'sözüm ona ilerleme'ye, çıkarcıların, duygusuzların, göğüslerinde bir yürek taşımayanların eline geçince baskı aracı haline dönüşen 'kahrolası makine'ye karşı sevginin ve özgür insan ruhunun savunusunu üzerine alır. İnsani değerlerin baş koruyucusu olarak şair çıkar karşımıza. Bu eğilim, en çok da Oza adlı uzun şiirde görülür." Mehmet H. Doğan
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 26 okur

  • poena
  • Dilara Tatlı
  • arturo bandini
  • Blimunda
  • tabula rasa
  • Marguerite
  • Oktay
  • M.ak
  • Murat ALTIN
  • Vedat TAYŞUN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (8)
9
%8.3 (1)
8
%8.3 (1)
7
%8.3 (1)
6
%0
5
%8.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0