Kutup Yıldızı serisi iki yetim genç kızın bir aileye evlatlık olarak verilmesiyle başlayan, arkadaşlığı, aşkı ve aileyi iyi-kötü tüm yanlarıyla anlatan bir seri. Serinin son kitabında ailenin sebep olduklarıyla arkadaşlığın, aşkın sınandığı bir hikâye okuyoruz.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki dolu dolu, tam da finale yakışan bir kitap okudum. Hem yaranın alındığı hem de yaranın sarıldığı bir kitaptı. Her karakterin hisleri ve davranışları açıkça verilmiş, detaylar atlanılmamış, karakterlerin akıbetini sorgulamama izin bile verilmemişti. Okurken sorduğum her soru cevaplanmış, tek bir soru işaretiyle bile kapatmamıştım kitabı.
Kitap içerisinde karakterlerin verdikleri tepkiler, tavırları o kadar onlardı ki. İlk kitaptan bu yana yollarından hiç sapmamış olmaları hem kitabı okuma keyfi vermiş hem de o tanıdık hissiyatı güçlendirmişti.
Sadece bu kitapta değil tüm seride en sevdiğim noktalardan birisi gerçekçiliği olmuştur ki bunu da fırsat buldukça dile getiririm. Biz genç kurgu okuyucuları o kadar alıştık ki saf, sakar kız ve kusuruz erkek karakter okumaya Kutup Yıldızı karakterleri bunlar arasında bir nimettir benim gözümde. Örnekle Demir karakteri yanlışlar yapan hatta dayak yiyen bir karakterdir. Senem ve Nisa çok yakın arkadaş olmasına rağmen birbirlerinden sır saklayan ikililerdir… Hiçbiri mükemmel değildir ve hepsi hayattan bir parçadır. Her karakterin net var olan karakteri ve o karakterinin kusursuz olmamayışını seriyi sevme sebebi sayarım.
Kitabın sonunda yazılmış olan özel bölüm o kadar güzeldi ki… Hani bir kez bitirdiğiniz bir kitaba, diziye, filme yeniden başladığınızda içinizi saran yabancısı olmadığınız hayatların içindeymiş gibi bir his olur ya, işte tam olarak o hissiyatı aldım. Geçmişlerini ve geleceklerini çok iyi bildiğim, noktayı nasıl