• 432 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Bugün çok severek okuduğum kitabın yorumuyla geldim.

    Savcı Güçer, evinde elindeki dosyaları incelerken bir anda seslerin gelmesi ve kapısının zorlanmasıyla harekete geçiyor. Neler olduğunu anlamak için sese doğru gittiğinde ise komşusunun sarhoş olduğu için zor durumda olduğunu fark ediyor. Ona yardım ediyor ve evine geçmesine sağlıyor. Güçer evine geçip gece geç saatlere kadar çalışıyor. Sabah ise bir kadının acı çığlıklarıyla uyanıyor ve hemen harekete geçiyor. Çığlıkların geldiği ev dün yardım ettiği sarhoş komşusunun evinden başkası değil. Polisler eşliğinde eve girdiğinde ise karşılaştıkları manzara dehşet verici. Yardım ettiği komşusu işkence çekerek hayatını kaybetmiş. Çığlıklar atan ise onu o halde gören ev arkadaşı. İlk şok anı geçtikten sonra kendine gelmeye başlayan ev arkadaşı gazeteci Zeynep'in verdiği ifade sonrasında ise soruşturma şekil değiştiriyor. Çünkü Zeynep öldürülen kadını tanımıyor. Öldürülen kadın kim? Kendi evi olmayan dairenin anahtarı nasıl eline geçti? Hedef Zeynep'miş gibi görünürken maktulün kim olduğu ortaya çıkınca soruşturmanın seyri değişiyor. Hedefteki isim sürekli değişirken ve katil bu kadar planlı hareket ederken işin içinden çıkmak zor olacak.

    Kitabı çok sevdim. Yazar her bir detayı çok güzel işlemişti. Ortaya çıkan her bir delille katile yaklaşırken aslında ortaya çıkan sorularla bir o kadar uzaklaşıldı. Katil bir yandan kendisini bulmaları için ipuçları verirken bir yandan da bu izleri ortadan kaldırıyordu. Yapmaları gereken doğru soruyu sormak ve hedefteki ismi bulmaktı. Ondan sonrası çorap söküğü gibi gelecekti. Ama bu söylemesi kadar kolay değildi. Çünkü araya giren aşk ve sevdiklerinin hedefte olduğunu bilen Güçer ve Zeynep için işler çok karışık. Bir yandan aralarındaki çekime karşı koyamayan çift, geçmişin hayaletleri ve atılan yanlış adımlarla çiftin arasındaki ipler kopma noktasına geliyor. Peki Sonrasında neler oluyor? Hedef kim? Bunun ve daha fazlasının cevabı için acilen kitabı okumalısınız.

    Güçer'e bayıldım. Gücüne, duruşuna, zekasına, aşkının peşinden gitmesine, Zeynep için çabalamasına hayran oldum. Dedikleri hatta dediklerinden fazlası vardı. Çok sevdim.
    Zeynep, yaralı biriydi. Geçmişte yaşadıkları yetmezmiş gibi sürekli hırpalanması, başkaları tarafından basamak olarak görülmesi, etrafının bencil insanlarla çevrili olması onu daha da yalnızlaştırmasına rağmen her seferinde ayağa kalkmış ve herşeyle tek başına savaşmıştı. Ta ki Güçer'e kadar. İlk defa koşulsuz sevilen Zeynep bocalıyor doğal olarak. Hissettiği güven ve aşkla kendini aşka bırakmak istiyor ama yaşanan olaylar, bir katilin hedefinde olma ihtimali ve geçmişin hayaletleriyle baş etmesini okurken gücüne hayran bıraktı beni. Okuduğum güçlü kadın karakterlerden biri oldu.

    Sizde harika bir kitap okumak istiyorsanız ve polisiye aşk kitaplarını da seviyorsanız benim bir solukta okuduğum bu kitap gözüm kapalı tavsiyemdir.
  • Geçmişin izleri dışarıya vurduğumuz yaralardır.
  • "Hikaye bitmeli, bu iş tamamlanmalı, artık anlatacak bir şey kalmamalı. Geçmişin hesapları, çekilmiş acılar, insan vahşetinin izleri gömülmeli.."
  • Geçmişin izleri var ruhumda
    Kim olduğuma karar veremeyecek kadar sahipsiz bir gölgeyim
    Ruhum uçan bir süpürge üzerinde savrulurken
    Cadı mahkemelerine şirk koşan bir savaş kahramını gibiyim

    Ozgrkrdg
  • Bir dur, bir düşün
    Gölgen mi büyük bedenin mi?
    Düşüncelerin mi akıyor
    Avucundan yüreğine
    Neden bir su damlası
    Minicik bir deniz yanağını süslüyor
    Gecenin bir yarısı
    Durup dururken sebepsiz
    Sahipsiz bir acı yer arıyor kendine
    Bir acıya ev sahipliği yapacak kadar
    Şefkatli mi yüreğin?
    Yoksa geçmişin izleri mi
    Tırpanını yüreğine sapladı yine?
  • 202 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Geçmişte yaşananaların ayak izleri şimdiki zamanın yaşamına ulaştığında Mavi geçmişin kanlı enkazından onu evlatlık edinen aile sayesinde çıkıp ünlü bir psikolog olur. Geçmiş onu bırakmak niyetinde değildir. Terörün kanlı gülümsemesi onu ailesinden kopardığında, o ailesine olanları açığa çıkarmak için geçmişin peşinden gitmeye karar verir.


    Onun yaşadıklarını kimse yaşamasın diye terör karşıtı dernekte başkanlık etmeye karar verir. İşte bu kararı ile karşısına çıkacak duygu aşk mı yoksa nefret mi olacak ?

    Onu evlatlık edinen aileye olan minnetini göstermek için çok çalıştı, mesleğinde başarılı oldu ancak insan ilişkilerinden her zaman bir sınır koydu o sınırı Sancar Tuna hedefleri için yıkabilecek miydi? Duvar kendini yok etmeye başladığında orada oluşacak şey ne olacak?

    Sancar Tuna geçmişin acısı ile kendini korumayı öğrenmiş, kimseye sevgi beslemeyen hayatını kurtarmak için yaşayan bir psikolog. Gençlik Kulübü adı altında olan terör örgütünün bir üyesi. Karşı derneğe gelen her başkanı baştan çıkartıp onları tehdit edip görevlerinden ayrılmalarına neden oluyor. Şimdiki hedefi ise Mavi...

    Her şey planlanırken hayat bu planı istediği şekle soktuğunda yaşananların akışında Mavi ve Sancar'ı hangi diyarlara götürecek? Siyah'ın içine Mavi karıştığında Mavi renginin huzuru Siyah'ın içinde kaybolacak mı ? Yoksa Mavi ve Siyah karışarak Siyah'ın içinde Mavi yaşayabilecek mi?

    Farklı dünyalarda yaşayan aynı mesleği yapan iki insan. Bu iki kişinin hayatı birbiriyle kesiştiğinde yaşananlar ve hayaller birbiriyle uyum içinde olacak mı? Hedefler bir anda hayatın kendisi olduğunda kişi kendi hayatını kontrol edebilir mi? Peki bu çemberde aşk nerede ?

    Okurken kendinizi Mavi ve Sancar'ın yaşadıklarının içinde bulacaksınız. Yaşananları hem Mavi'nin gözünden hem de Sancar'ın gözünden okumak benim için keyifli oldu. İkisinin gözünden okumak her ikisinin düşüncelerini anlamamı sağladı.

    Bir çırpıda bir sonraki olay ne olacak diye merakla okuyorsunuz kitabı. Ben severek okudum. Mavi ve Sancar'ın yaşadıklarını, hayatın onlara oynadığı oyunu okurken kendimi sevgi ne diye sorarken buldum. Birisi için kendinden bir şeyler mi vermek yoksa onu olduğu gibi mi kabul etmek ? Yalanların oluşturduğu bir ilişki gerçeğe dönüşür mü?

    Eğer bu tarz kitaplardan okumaktan hoşlanıyorsanız kitaba bakabilirsiniz.
  • Sana hasret yaşadığım her bir saniyenin değerini bilirim. Çünkü sana kavuştuğumda çektiğim hasreti kutsal yapan geçmişin izleri olacaktır.