spleen

spleen
@genciskelet
Avukat
80 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
İntihar üzerine yazan ve tereddütlerini bildiren aşağı yukarı herkes gibi, Montaigne de intihar etmez. İntihardan bahsetmek, aynı zamanda onu defetmeye de yarıyordur sanki.
Sayfa 109
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sébastian Brant’tan Erasmus’a, bakış açıları değişir: Brant’a göre, “ölümü aramak deliliktir, çünkü o bizi bulacaktır”, Erasmus ise kendine sorar: “Yaşamdan bıkkınlık yüzünden kendini öldürenler özellikle kimlerdir? Bunlar bilgeliğe yakın değil midir?” Brant intihar etmek için deli olmak gerektiğini düşünür; Erasmus ise, hayatta kalmak için deli olmak gerektiğini.
Sayfa 94
Şöyle ki, Philippe de Momay, Excellent Discours de la vie et de la mort’unu, bizi yaşamın “sürekli bir ölüm”den başka bir şey olmadığına, bu sefil yaşamın sıkıntılarına son verdiği için ölümün arzu edilebilir olduğuna inandırmaya adar.
Sayfa 84
Ölüm uyku gibidir, bizi kısa ve sıkıntılı bir yaşamdan kurtarır; artık felaketlerden başka bir şey sezinlenemez olduğunda yaşamaya devam etmek aptalcadır; madem ki bir gün gitmek zorundayız, bunun için en uygun zamanı neden biz belirlemeyelim? Ruhumuz, bu iğrenç dünya yaşamından sonra mutlu bir ölümsüzlüğe kavuşmak için beden denilen şu zindandan çıkmaya can atar. İntihar, özgürlüğümüzün en büyük kanıtıdır ve bütün sıkıntıları yenmemize izin verir.
Sayfa 31
Artık insana özgü hiçbir davranış araştırmacılara yabancı değildir. İnsanı insan yapan her şeyin önyargısız ve yasaksız incelenmesi gerekmez midir? Jean Baechler’in de hatırlattığı gibi, istemli ölümden daha insana özgü bir şey var mıdır? Hayvan “intiharları” birer masaldır;11 sadece insan, kendi varlığı üzerinde düşünebilir ve onu sürdürme ya da sona erdirme kararını verebilir. İnsan, şu ana dek yaşamda kalmasını sağlayacak nedenler bulduğu için bugün insanlık hâlâ vardır. Ama belli bir kısmı, bu yaşamın artık yaşanmaya değer olmadığına karar vermiş ve hastalık, yaşlılık ya da savaş tarafından kovulmadan kendi isteğiyle çekip gitmeyi tercih etmiştir. Bazıları onların deli olduğunu söyleyecektir. Cato, Seneca, Montherlant, Bettelheim ve daha birçok kişi de, tam anlamıyla insana özgü bir edim olan istemli ölümün, özgürlüğün, varlığına ya da yokluğuna karar verme özgürlüğünün en büyük kanıtı olduğunu düşünmüştür. Onların tercihi karşısında, insan, Raymond Aron gibi kendine şu soruyu sormalıdır: “Kendini öldürmek, felaket karşısında pes etmek midir, yoksa en büyük egemenliğin, insanın kendi yaşamı üzerindeki egemenliğinin kazanılması mıdır?
Sayfa 11
Ölüm