Ölüme yaklaşmış olmanın şoku değildi. Yaşamak istediğini anlamış olmanın şokuydu.
Doğanın bir parçası olmak yaşama isteğinin de parçası olmaktı.
Bir yerde uzun zaman kaldığınızda, dünyanın ne kadar uçsuz bucaksız olduğunu unutuyordunuz. O enlem ve boylamın uzunluğunu algılayamıyordunuz. Kendi içimizdeki uçsuz bucaksızlığı da algılayamadığımız gibi, diye düşündü Nora.
Ama o ucuzu bucaksızlığı hissettiğiniz, bir şey onu ortaya çıkardığı anda umut beliriyor ve isteseniz de, istemeseniz de, kayalara yapışan likenlerin inatçılığıyla size yapışıyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"İnsan," diye yazmıştı thoreau walden'da, "hayallerine doğru güvenle yürüdüğü ve hayalindeki hayatı yaşamak için çaba gösterdiği takdirde gündelik hayatın akışı içinde aklına dahi gelmeyecek bir başarıya ulaşacaktır."
"Diyeceğim o ki, tek bir şeyi farklı yapmak çoğu zaman her şeyi farklı yapmaktır. Tek bir hayatta, ne kadar çabalasak da, yaptıklarımızı tersine çeviremeyiz... "
Annesiyle babasının onu hiçbir zaman anne ve babalardan beklendiği şekilde, koşulsuzca sevememesinin kendi suçu olmadığını anladı. Annesinin, kulaklarındaki asimetriden başlayarak en ufak kusurlarına kadar odaklanması onun suçu değil de.