Kapkaranlık olan gök,
Kaybolan bir gelecek.
Gerçi belirsizdi görebilmek.
Ya şanslıysak, göremezsek,
Hoş cebimizde 35 lira yok.
Cesaret olsa aslında,
Mecnun gibi sıksak kafamıza.
~D
Kendini hiçbir yere ait hissedememek
Kapkaranlık boşluğun içinde kaybolmak
Dalgadan dümenden değil
Her şeyden kendini soyutlamak
Yalnızlığın ilk defa seçenek olarak sunulmadığı
Kafandaki seslerin ve kalbinin kavga etmediği
Sadece sessizce uzaklaştığın dönem
Herkes çık artık derken sen memnunmuşsun gibi davranmaları
Elinden hiçbir şeyin gelmemesi
Bomboş duvara saatlerini harcaman
Kayıp giden gençliğini tutamaman
Ve tamamen her şeyini kaybetmiş olman
Bazı hikayeler böyledir
Tekrar yazmak istersin fakat mürekkebin izin vermez
Zorlarsın ve bakmışsın ki kağıt yırtılmış
Bir daha hiç yazamazsın...
Kadının yüreği adam için yanıp tutuşurken,
Adamın tek kelimesi buz gibi etmişti yüreğini.
Aslında yine tutuşuyordu yüreğinin yangını,
Sadece bunu fark etmesini istemiyordu kadın.
Hani yangınlar birleştirirdi gönülleri,
Kadın gönüllerinin ayrılmasından korkuyordu.
Ve dedi ki kendine, yüreğimin yangını yalnız beni kavursun,
Ben baş ederim bir şekilde,
Ya adam giderse, işte o zaman sadece küllerim kalır.
~Deniz Gençyılmaz
Şiir yazan mı aşıktı yoksa yazılan mı?
Biri içini mürekkeple kağıda dökerken,
Diğeri dökemiyorsa aşık değil miydi?
Nasıl anlatacağını bilemiyordu belki de,
Çok şey söylemek isterken kelimelerin yetersiz gelmesi
Tarifi olmayan bir duyguydu
Hem mutlu edip hem de hüzünlendirirdi insanı
~Deniz Gençyılmaz