Puan vermedi·384 syf.··
2026 88. kitabı
SERCAN YILMAZ ~ KIRMIZI YAZMA~ Selam.Bugün sizlere kalemi ile ilk kez tanıştığım sercanyilmaz18 ‘den #kırmızıyazma kitabı ile geldim. Açıkçası bir roman beklerken birbirinden güzel 11 öykü ile karşılaştım. Aslında bu durum benim için çok güzel oldu. Öykü okumayı ne kadar sevsem de uzun zamandır listemde yer verememiştim. Bu kitap sayesinde yeniden öykü kitabı okumuş oldum. Yazarım kalemini sevdim. Gerek anlatım tarzı ile gerek kurgulamış olduğu öyküleriyle okuru kitabın içerisine çekmeyi başarabilmiş. Yaptığı betimlemeler yerindeydi ve duyguları çok güzel işlemişti. Bu sayede kendimizi hem öykülerdeki kahramanların yerine koyabildik hem de sanki o mekanlarda onlarla birlikteymiş gibi hissettik. Sanırım bu durumda yazarın eğitici etkinliğinde katkısı yadırganamaz diye düşünüyorum. Öykülerin hepsi birbirinden özel ve güzeldi.Bazen gerildik,bazen üzüldük ama benim kalbimi en çok çalanlar kitaba adınıda veren “Kırmızı Yazma” ve “Keşke” oldu. Bu iki öykü kesinlikle çok farklıydı. Eger siz de hem öğreten hem de duygulara dokunan, dolu dolu bir öykü kitabı okumak istiyorum diyorsanız bu kitaba mutlaka bir şans verin derim. Karsagan’ın yeni efendileri biz olacağız. Bir yılan gibi otların arasından gizlice sürünerek bu işi halledeceğiz. Damların üzerinde yapılacak olan sohbetleri ben yöneteceğim. Kabilemiz ve sülalemiz kutsal bir paye kazanacak. Ailemiz, diğer ailelerden daha üstün olacak. Oğlum, evladım, inanıyorum ki bu zorlu görevi hakkıyla yerine getireceksin. Sumgalana yardımcın olsun.
Kırmızı YazmaSercan Yılmaz · Herdem Kitap · 20266 okunma
Kim daha kurnaz kim daha cani bilmedim ama elimden de düşmedi
Puan vermedi·352 syf.··
2026 5. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 02:23
Ünlü yazar Feride Bacım’ın (Freida McFadden) meşhur "Hizmetçi" serisinin ilk kitabını sonunda devirdim. Kitabı okurken heyecandan tek oturuşta bitirmişim, vallahi şaka gibi! Gizem ve gerilim sevenlere "şiddetle" değil, "dehşetle" tavsiye ettiğim bir eserdir kendisi. Hele o sonu... Beni öyle bir tatmin etti ki, sırf o finalin hatırına serinin diğer kitaplarını da hatmedeceğim. Gelelim mevzuya: Esas kızımız Millie (soyadını yazmaya üşendim, zaten telaffuzu da ayrı dert) hapisten yeni çıkmış, garibim iş arıyor, arabalarda yatıyor... Tam bir dram dram üstüne! Sonra bir evde hizmetçiliğe başlıyor. Buraya bir parantez açayım: Cecile’in tavırlarını hâlâ çözebilmiş değilim. Kızım senin derdin ne? Niye öyle davranıyorsun? Neyse, konumuza dönelim. Millie Bacımız tavan arasında yatılı kalmaya başlıyor. Evde bir gariplikler, bir "burada bir şeyler dönüyor ama hadi hayırlısı" durumları sezse de işe ihtiyacı çok vardır. Boru değil, on yıl hapiste yatmış kızcağız. Okurken bazen saç baş yoldum, "Of kızım, bunlar hep klişe, kaç kurtar kendini!" dedim ama ne yalan söyleyeyim, Millie’ye de güveniyordum. Derken sahnelerimize o meşhur "canımız, delimiz, divanemiz" Nina giriyor... Delilikle dahilik arasındaki o ince çizgide dans eden bu kitabı elinizden bırakmamak için yemek yemeyi bile unutacaksınız. Kitap boyunca "N'oluyor gı?" dememek için kendimi zor tuttum. İçimden sürekli "Yapman guzum, dövüşmen guzum!" diye Millie ile Nina’yı ayırmaya çalıştım. Güldük, eğlendik, gerildik ve sonunda o meşhur "Oh My God!" (Aman Yarabbim!) tepkisini verdik. Şaşırdık mı? Beni tanıyanlar bilir; o kadar da değil bree! Ben zaten çok düşünüp, düşündüğümden daha çok konuşmayı, ortalığı hafiften bulandırmayı severim. O yüzden siz bana bakmayın, "Ne diyor bu Limoncuk yine?" diye debelenebilirsiniz,
1000Kitap
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,5bin okunma
Reklam
Anladım ki hayat beş yaşındakilere daha zormuş
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 09:26
Hâlâ büyümeyen Alper kardeşimizin artık bir bakıcısı vardır: Hatçe. Yani Hatice. Kendisi bir yandan Alper’le ilgilenirken, bir yandan onu kıskanır; bir yandan da aile içinde yaşanan ölümlerle, yeni taşınan komşularla ve “bu mahallede niye herkes ölüyor?” sorusuyla baş etmeye çalışır. Alper Kamu kardeşimiz durur mu? Nevrotik acılar, varoluş sancıları, iç hesaplaşmalar… Yetmezmiş gibi bir de kalp ağrısı eklenmiştir. “Gerçekten beş yaşındaysan hayat sana biraz fazla gelmiş” dedirtir." Cedric'çim hayat beş yaşındakilere daha zormuş." dedirtti bu kitap. Cedric nerden aklına geldi diye sormayın lütfen. Aklıma her gelenin kaydını nedenini niiçini sormuyorum ve de tutmuyorum ki.. Arada yanaklarını sıkmak, arada da “bunu bir gün hapse tıkacağız galiba” demek arasında gidip geldiğimiz Alper kardeşimiz, gayet güzel sırlar çözer.Ama kalbimize indirmekten de geri durmaz akıllı veledimiz. Ben bir yerlerde ölüp kalacak diye üç buçuk attım. Her an gerim gerim gerildik kitapta.. Ve bazı sırlar vardır ki çözülmese de olurdu; çünkü insan bazen “bunu bilmeseydim iyiydi” demek ister. Zira en tatlı yalan bile, en acı gerçekten daha yakıcı olabiliyor. Neyse… Kitabımız tatlı bir mahallede geçiyor. Tatlı derken; savaşlar, çeteler, mahalle içi diplomasi eksik değil tabii. Biz küçükken çete kurmamıştık ama bizim de bir grubumuz vardı. İyi aile çocuğu olan bendeniz zaten kemiklerimiz kırılması suretiyle ailemiz tarafından cezalandırıldığı için bu konulara çok girmeyelim. Travma tetiklemeyelim. Neyse... Diğer kitapta olduğu gibi bu kitapta da çok küçüklerin okumasını tavsiye etmiyorum. Alper Kamu beş yaşında olabilir ama hareketleri “beş yaş + kırk yıllık hayat tecrübesi” kıvamında. Bazıları 80 üstü diyor ama okuyucuya kalmış gerisi artıkın. Yasak aşkların çözüldüğü, kör düğümlerin çözülürken
1000Kitap
Cehennem ÇiçeğiAlper Canıgüz · April Yayıncılık · 20137,8bin okunma
Eski Dan Brown'ımızı istiyoruz, geri verin!
7/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
Dan Brown bizi yıllarca harika maceralara sürüklerdi. Merak ettik, heyecanlandık, zaman zaman gerildik, sayesinde bir dünya şey öğrendik ve beraberinde bir sürü ülkeyi ve şehri onunla beraber dolaştık. Onu okumak hep keyifliydi. Lakin son romanı, son yıllarda bir çok yazarda görülen bir salgından nasibini almış gibi durmakta. Tüm kitaplarına inat, bu kez konu daha sığ olmuş. Altı yeterince doldurulamamış bir kurgu gibi duruyor. Nadiren bir Amerika'ya uğranıp onun dışında tamamen Prag şehrinde geçen, dar alana sıkıştırılmış bir roman görünümünde. Elbette genel çerçeveden az biraz uzaklaşsa da sonuçta yazarın okuyucudaki kredisi ve o her zamanki muazzam anlatım dili kitabı okunası kılmayı başarmış durumda.
Duygu ve Düşünce
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20254,018 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2025 140. kitabı
#fundaokuyupyorumluyor The Kitap Yayınları ndan çıkan @rachellynchcrime kaleme aldığı #dedektifkellyporterserisi nın sonuna geldik. Dizi tadında Kelly' nın karmaşık hayatı, suçlular, masumlar, kayıplar, cinayetler, çözülmesi gereken vakaları ekip arkadaşları ile başarılı bir şekilde çözerken biz okurlar gerim gerim gerildik ama sonunda rahat bir nefes aldık. Bob Graham Round şampiyonu olan babanın küçük yaşta altı zirveye ulaşan ve en hızlı tırmanıcı rekorunu 14 yaşında kıran Jenna, geçen yıl yarışmada gevşek bir kayaya kötü bir şekilde düşmesi sonucu bacağı kırılmıştı. Yapması gereken son bir koşusu kalmıştı. Jenna, bulunduğu uçurumun kıyısında dengesini kaybederek yaşamına son verdi. Jenna' nın bulunduğu konum intihar ettiğini gösteriyordu. Ama gerçekte öyle olmadığını, dedektif Kelly son birkaç yıl içinde aynı okula giden iki gencin de aynı şekilde öldüğünü biliyordu. Dedektif Kelly, olayın ipuçlarını dikkatlice incelenip takip ettikçe Jenna'nın bağımlı olduğu anlaşıldı. Kelly, kasabanın en karanlık köşelerine doğru indikçe kaybolan gençlerin yasadışı uyuşturucu ticaretinin bir payı olduğunu öğrenir. Jenna olayı devam ederken panayırda kaybolan 15 yaşındaki Faith Shaw ortadan kaybolur. Faith' nin bir an önce bulunması için ellerinden gelen her türlü yolu denerler. Ve bu süreçte Kelly ve ekibi olayın iç yüzünün hiç de göründüğü gibi olmadığı ile yüzleşir. Polisiye severlerin kaçırmaması gereken seri kitaplardan. Bir solukta okuyup uzun süre etkisinden çıkamayacağınız kitap arayışında olanlar, mutlaka kütüphanesinde bulunmalı Kitapla ve sağlıkla kalın " Öldürenlerle ömrü uzatanlar arasında ince bir çizgi vardı." #okudumbi̇tti̇
Uçurumun KıyısındaRachel Lynch · The Kitap Yayınları · 202558 okunma
Puan vermedi·640 syf.··
2025 43. kitabı
ѕєнα∂єт мιℓℓєт ι̇¢ιи 4 Oh be sonunda mutluluk onları buldu derin bir oh çekebilirim. Serinin başından beri Doğa'ya sinir oluyordum sevgisine diyecek lafım yok ama çok yordu Doğukan'ı yav hemcinsim ama ben darlandım bu ne ya neyse ki bizim oğlan sabırlı,güzel seviyor ,sakin seviyor ama çok seviyor da bu kızı taşıdı. Bence karakter olarak taşıması çok kolay,yumuş yumuş bir erkek Doğukan ama Doğa çok zor bi kadın. Hikaye gerçek olunca şimdi yanlış bir şey de söylemek istemiyorum ama Zor yollardan geçtiler ,Doğukan'nın zor bi mesleği var babası ve abisi bu yolda şehit olmuştu bukadar stresin içindeyken sabrı takdireşayan. Doğa annesi bakımından talihsiz düşman başına diyorum . Neredeyse kızının hayatını mahvediyordu. Neyse ki uyandı da kurtardı kendini (gerçi biraz geç bi uyanıştı ama neyse) Her şeye rağmen onlar engelleri aşıp mutlu sona ulaştılar bize de rahat bi oh demek düştü. Onlarla üzülüp,gerildik,hatta Doğa'nın annesiyle bi diyaloğu vardı 2.kitapta kendimi nasıl kastıysam boynum ağrıdı. Doğa'nın , temiz kalbi,kibarlığı ona Doğukan'ı nasip etti. Evet zor karakterdi ama kişiliğini sevdim. Yıllar geçtikce bi olgunluk da geldi kızımıza .Birbirine de çok yakıştılar. Severek okuduğum ve finalinde mutlu olduğum seriydi. Tavsiyemdir efendim. Sevgiyle ve kitapla kalın
Şehadet - Millet İçin 4Tuğçe Aksal · Parola Yayınları · 202559 okunma
Reklam
Reklam