"Bir şiirin büyük olması, konusuna değil yapısına bakar.
Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Abbas” şiiri her insanın kolayca duygulanıvereceği konuları sömürmemiş ve şimdilerin modası olan birtakım irikıyım sözcüklerle kılavuz süslere yüz vermemiş bulunmasına karşın büyük şiirdir gene de."
Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam,
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya habersal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan."
"Yıllar yılı yıkılmaya çalışılan şudur : Şiire her sözcük giremez.
Geriye bir de şunu öğrenmek kalıyor : Ustalık her sözcüğü kullanmakta değil sözcükleri iyi bir biçimde kullanabilmektedir"
"Doğrusu şiirin hiçbir anlamı olmaması değil, şiirin bu anlamı bağırmaması gerekir.
Anlamın şiirde öyle pek önemli şeylerden olmadığını galiba Haşim söylemiştir.
Sonradan Nurullah Ataç bunu yaygın hale getirdi.Ama Haşim bunu daha çok Yahya Kemal’in şiirini güç bir duruma sokmak için yapıyordu."