Geyikli Gece

Geyikli Gece
@geyiklig
neler neler...
null
null
null
null
142 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
"Nasıl size kafeinsiz kahve, alkolsüz bi­ra, yağsız dondurma yutturmaya kalkıyorlarsa, bu kal­kışmanızı da zararsız, ahlâkçı bir protestoyla sınırlı tutmaya uğraşacaklardır. Oysa hepimizin burada bu­lunmamızın sebebi, kola kutularını geri dönüşüme yollamanın, birkaç dolarlık hayırda bulunmanın ya da içtiğimiz bir Starbucks kapuçinosunun yüzde 1'inin Üçüncü Dünya’nın açlıktan kırılan çocuklarına gönde­rilmesinin kendimizi iyi hissetmemize yeteceği bir dünyada yaşamaktan bıkmış olmamız."
Sayfa 22
Reklam
"Biz hiçbir şeyi yıkmıyoruz. Biz yalnızca sistemin kendisini nasıl yıktığına tanıklık ediyoruz. Çizgi film­lerdeki klasik sahneyi hepimiz biliriz. Kedi uçurumun eşiğine gelmiştir, ancak ayağının altında hiçbir şey ol­madığını umursamayarak yürümeye devam eder. Ne zaman ki aşağıya bakıp altının boş olduğunu fark eder, o zaman da zaten düşüyordur. Burada olan da bu. Biz sadece Wall Street’deki beyfendilere, “Hey, aşağı ba­kın!” diyoruz."
Sayfa 20
"Size bizim hayalperest insanlar olduğumuzu anlatıyorlar. Oy­sa gerçek hayalperestler, işlerin hep bu şekilde sonsuza değin sürüp gideceğini sananlardır. Biz bir hayalin kâbu­sa dönmesinden uyanan insanlarız."
Sayfa 20
" Protesto eylemlerine katılan insanlar, serbest piyasa fundamentalizmi ile fundamentalist İslam’ın birbirine ay­kırı düşmediğinin sezgileriyle farkındadırlar. İslamcı bir hükümetin kamusal bir alanı özelleştirmesi, fundamentalizmin iki biçiminin el ele yürüyebileceğini göstermekte­dir. Bu, demokrasi ile kapitalizm arasındaki ‘ebedi’ evli­liğin boşanmaya yaklaşmasının açık bir işaretidir."
Sayfa 6
Siyaset
"Gerçi bu ülkeden değişik yerlerinden uğursuz işaretler (Türkiye’nin Ermeni holokostunu ta­nımaması, gazetecilerin tutuklanmaları, Kürtlerin statü meselesinin çözümlenmemesi, Osmanlı İmparatorlu­ğumun geleneğini diriltecek daha büyük Türkiye arayış­ları, zaman zaman dini kuralların dayatılması, vb.) gel­miyor değildi, ancak bunlar, büyük resmi bozmasına izin verilmemesi gereken küçük lekeler olarak göz ardı ediliyordu. Derken Taksim Meydanı protestoları patlak verdi. Herkes biliyor ki, protestocuların ‘asıl derdi’, İstanbul’un göbeğinde Taksim Meydanı’nm dibindeki bir parkta kök­ten değişiklik yaparak, burayı bir AVM’ye dönüştürme planı değildi; söz konusu olan, sebepleri daha derinlere uzanan bir huzursuzluktu."
Sayfa 5
Reklam